acclamation sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte acclamation kelimesinin manası:

  1. Alkışlama, alkış, bravo'' deme
  2. Açık oylamada lehte oy verme by acclamation oy birliği ile.
  3. Alkışlama, alkış; kabul oyu

acclamation ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • by acclamation: BağŸIrarak, alkışŸlayarak, tezahüratla: They elected her president by acclamation. Onu tezahüratla başŸkan seçtiler. Devamını Oku

  • by acclamation: BağŸIrarak, alkışŸlayarak, tezahüratla: They elected her president by acclamation. Onu tezahüratla başŸkan seçtiler. Devamını Oku

  • carried by acclamation: Alkışlarla kabul edilmiş Devamını Oku

  • reimbursement: Harcamalarını karşŸılama, geri verme, masrafını ödeme, geri ödeme, rambursman Devamını Oku

  • tediye: Para vb. bir şey verme, ödeme. Gerçekleşen bir alacağı para ile ödeme. Devamını Oku

  • impeachment: Suçlama, itham, mahkemeye verme, kabul etmeme, kuşŸku, şŸüphe Devamını Oku

  • restitution: Bir şeyi sahibine iade etme Zararı ödeme Devamını Oku

  • ödünç verme yöntemi: Okuyucuya ödünç verilecek kitaplık gereçleriyle ilgili kaydın tutulma biçimini saptayan yöntem, a. bkz. işlem kartlı ödünç verme, markayla ödünç verme, çekli ödünç verme, Newarködünç verme yöntemi, Dîckmanödünç verme yöntemi, Islingtonödünç verme yöntemi, fotoğrafiködünç verme yöntemi, delikli kartlaödünç verme yöntemi, ses-kayıtödünç verme yöntemi. Devamını Oku

  • reception: Alma, alınma Kabul, kabul etme Devamını Oku

  • tahsin: Beğenme, alkışlama. Güzelleştirme. güzel Devamını Oku

  • keynes planı: İkinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası değer taşıyan paralara istikrar kazandırılması ve ortak bir para biriminin oluşturulması sorunlarına çözüm bulabilmek amacıyla dış açıkla karşılaşacak ülkelere dış fazla veren ülkelerden gelecek fonlarla otomatik kredi vererek çok yanlı denkleştirmeyi sağlayacak ve bir dünya merkez bankası gibi çalışacak Uluslararası Kliring Birliği adı altında bir birliğin kurulmasını ve bunun gereği Devamını Oku

  • repayment: Ödeme, geri verme, karşŸılık Devamını Oku

  • favorable: Uygun, müsait, elverişli, münasip Lütufkâr Devamını Oku

  • bequeathal: Bırakma, bahşŸetme, bağŸışŸlama, bedelsiz verme; vasiyet yoluyla verme, miras bırakma (mülk vs) Devamını Oku

  • bequeathment: Bırakma, bahşŸetme, bağŸışŸlama, bedelsiz verme; vasiyet yoluyla verme, miras bırakma Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar