acıklı güldürü sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte acıklı güldürü kelimesinin manası:

  1. Tragedya ile komedya özelliklerinin bireşiminden ortaya çıkmış oyun türü. Acı bir görünümü gülünç bir durum ya da gülünç bir görünümü acı verici bir durum içinde gösteren oyun.
  2. Gülünç olaylar ile acıklı olayların birbirini izlediği, izleyicinin dikkatinin gülme ile acıma duyguları uyarılarak sürdürüldüğü, belirli kalıplara dayanan, büyük bir değer taşımayan sinema ya da televizyon yapıtı.

acıklı güldürü ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • güldürü: Güldürme özelliği olan şey. İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars. Devamını Oku

  • amerikan güldürüsü: Avrupa vodvilleri, Broadway oyunları ile sessiz sinema çağındaki Amerikan savruklamalarının birleşmesinden oluşan bir tür. En önemli çağı 1934-39 arasında yer alan bu türün başlıca özellikleri şunlardır: Yer yer gülütler, nüktelerle bezenmiş hafif bir konu, hızlı bir dizem, canlı bir oyun, genellikle tiyatroyu andıran bir görünçlükleme, Amerikan yaşayışının çeşitli özelliklerinin çok kez alaylı, arada bir yergili Devamını Oku

  • görüntüsel dekor: Oyun gereği ve oyun yorumu uyarınca sahne gerisindeki gergiye resim yansıtılarak ortaya çıkarılan dekora verilen ad. Devamını Oku

  • taşlamalı güldürü: «Chansons de Vau de Vire», yani Vire vadisi ezgileri deyiminden gelir. Hafif, taşlamaya dayanan, ezgili oyun. Sonradan tecimsel bir eğlence aracı olarak bulvar tiyatrolarının dağarına girmiştir. Devamını Oku

  • acıklı komedya: Gülünç durumların birtakım acıklı durumlardan çıktığı tiyatro yapıtı türü. Acıklı durumları gülünç durumlarından daha sık olan komedya türü. Bu tür Fransa’da XVIII. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Devamını Oku

  • kukla güldürüsü: Güldürüyü temel alan kukla oyun betiği. Devamını Oku

  • kukla güldürüsü: Güldürüyü temel alan kukla oyun betiği. Devamını Oku

  • güldürücü: Gülmeyi sağlayan, gülmeye yol açan, komik. Gülünç görünüşü olan bir kişi ya dagüldürücü özellikleri kapsayan bir durum. Devamını Oku

  • görünç: Görülmeğe değer herhangi bir şey Bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. T.: temaşa, seyirlik, görmelik Devamını Oku

  • görüşüm: Bir televizyon bildirmeninin herhangi bir olayla ilgili olarak kendi gördüklerini, işittiklerini görüntü ve sözle aktarmasına dayanan izlence. Bir televizyon bildirmeni ya da alıcılı bildirmenin, herhangi bir kimsenin belirli konulardaki görüşlerini, Devamını Oku

  • ingiliz güldürüsü: Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonunda büyük bir gelişme gösteren film çeşidi: Hangi yönden bakılırsa bakılsın inanılmayacak, alışılmadık, saçma gibi görünen bir durumu, bir olayı çıkış noktası olarak almak, sonra bunun yol açtığı sonuçları büyük bir ağırbaşlılık, soğukkanlı bir gülmeceyle işlemeye dayanır. Ayrıca, gelenek ve göreneklerin eleştirilmesi, toplumsal yergi, kişilerin ruhbilimsel çözümlenmesi de büyük önem kazanır. Devamını Oku

  • görüntü öğeleri: Bir sinema ya da televizyon görüntüsünü oluşturan belli başlı öğeler. (Bunlar çerçeve/çerçeveleme, görüntü düzenlemesi, görüş noktası, alıcı açısı, çekim ölçeği, oyun-oyuncu, çevre/bezem/görünçlük donatımı/giysi/ makyaj, aydınlatma, renk, içerik/tema/konu/senaryo/dramatik yapı, devinim, ses, görünçlükleme/yönetimdir). Devamını Oku

  • canlandırıcı oyun: Çocukların, çevrelerinde türlü fırsatlarla gözledikleri gerçek hayat durumlarını ya da kitap, sinema, televizyon yoluyle öğrendikleri geçmiş ve güncel olayları canlandırmalarına olanak sağlayan oyun türü. Devamını Oku

  • melodram: Yunan trajedilerinde koro başı ile bir oyuncu arasında geçen şarkılı diyalog. Oyuncuların müzik eşliğinde sahneye girip çıktıkları bir oyun türü. Devamını Oku

  • dost ağlatır, düşman güldürür: Dost olan kimsenin söylediği söz, acı da olsa insanın iyiliği içindir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar