actualized sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte actualized kelimesinin manası:

  1. GerçekleşŸMişŸ, gerçek olmuşŸ, hayata geçirilmişŸ, mümkün olmakta gerçeğŸe dönüşŸmüşŸ (ayrıca actualised) actually materialize|/actually$969$ /materialize$47203$ $WI_FREQUENCY:4 fiili olarak gerçekleşŸtirmek, gerçekten oluşŸmak, fiili gerçek haline gelmek

Sponsorlu Bağlantılar

actualized ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • materialize: [materialize (Amer.) ] maddileştirmek, gerçekleştirmek, cisimleştirmek, gerçekleşmek Maddileşmek, cisim haline girmek, cisimleşmek Devamını Oku

  • olmuş yöneticisi: P gibi olmakta olana ilişkin bir önermeden, olmuşa ilişkin Om p (p olmuştur) önermesini oluşturan doğrusal olmayan birli eklemi. || Om p önermesinin şimdiki (…) tam durumunda doğru olması, p önermesinin (…) olmuşlu almaşığı olan (…) gibi en az bir tamdurumda doğru olması demektir.olmuş yöneticisinin ikillisi hepolmuş yöneticisidir: (…) Devamını Oku

  • calcify: Kireç haline koymak Kireçlenmek Kalsiyum Devamını Oku

  • carbonize: Kömürleştirmek, kömür haline koymak, yakmak [carbonize (Amer.) ] kömürleştirmek, karbonlaştırmak, kok haline getirmek Devamını Oku

  • change: Değiştirmek, tahvil etmek Aktarma yapmak (tren vb) Devamını Oku

  • uygulamak: Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek Örnek: Bu yeni yaşam üslubunu şimdiden uygulamak için somut eylemlere geçiyorlar. H. Taner Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek. Bir Devamını Oku

  • cluster: Demet haline gelmek, toplanmak, bir araya gelmek Salkım, hevenk Devamını Oku

  • de facto: Gerçekten yapılan, fiili, fiilen yapılan Devamını Oku

  • yaklaşma fiili: Yakınlık fiili. -A’lı zarf-fiil biçimindeki bir esas fiille bu esas fiildeki oluş ve kılışın, istenmediği hâlde gerçekleşmesine çok yaklaşıldığı kavramını veren yaz- yardımcı fiilinin birleşmesinden oluşmuş tasvir fiili, düşeyazmak, öleyazmak. Devamını Oku

  • powder: Toz. Toz, pudra Barut Devamını Oku

  • substantiate: Gerçekleştirmek, doğrulamak, kanıtlamak, neden göstermek Gerçeklemek, kanıtlamak Devamını Oku

  • hepolmuş yöneticisi: P gibi olmakta olana ilişkin bir önermeden, hepolmuşa ilişkin Hom p(p, hepolmuştur) önermesini oluşturan doğrusal olmayan birli eklem. H Hom p önermesinin şimdiki (…) tamdurumunda doğru olması, p önermesinin (…) olmuşlu almaşığı olan (…) gibi her tamdurumda doğru olması demektir,hepolmuş yöneticisinin ikillisi olmuş yöneticisidir: (…) Devamını Oku

  • yapmak: Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan Olmasına yol açmak. Onarmak, tamir etmek. Devamını Oku

  • specialized: [specialize] uzmanlaşmak, ihtisas yapmak, özelleştirmek, ayırmak, değiştirmek (söz vb.), özel olarak yapmak, özel amaçla yapmak (Amerikan İngilizcesi) uzmanlaşŸmışŸ, kendini belirli bir mesleğŸe veya araşŸtırma alanına adamışŸ; belirli bir ortama adapte Devamını Oku

  • truly: Hakikaten, gerçekten, doğrulukla, sadakatle, samimiyetle Tamamen, doğru olarak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar