adducer sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte adducer kelimesinin manası:

  1. Kanıt ileri süren kimse, bir tartışŸmada delil veya örnek sunan katılımcı

adducer ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • argumentumadhominem: Tartışmada karşı tarafın söz ve hareketlerini kendi görüşünü savunmada delil olarak kullanma. Devamını Oku

  • argument: Bk. karmaşık sayınınargumenti. Tartışma, münakaşa Devamını Oku

  • aday: Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse Örnek: Babası da beni damat adayı olarak görüyordu. M. Yesarî Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet Örnek: Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, on gün içinde Başkanlık Divanına bildirilir. Anayasa Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Devamını Oku

  • adduced evidence: GösterilmişŸ delil, ileri sürülmüşŸ olan kanıt veya delil Devamını Oku

  • outargue: TartışŸmada üstün çıkmak, tartışŸmada galip gelmek Devamını Oku

  • incontrovertible proof: Su götürmez delil, tartışŸılmaz kanıt, reddedilemez delil, inkar edilemez kanıt Devamını Oku

  • kanıt: Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz Örnek: Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi. Ç. Altan Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı Devamını Oku

  • sunucu: Radyoda, televizyonda, bir eğlence yerinde programı sunan, açıklayan kimse, takdimci, anonsör. Sanatçıları ve gösterileri seyirciye tanıtan görevli. . Devamını Oku

  • lider: Önder, şef Örnek: İhtilal partisinin liderini yakından ilk defa tanıyacaktım. F. R. Atay Bir partinin veya bir kuruluşun en üst düzeyde yönetimiyle görevli kimse Örnek: Politika kargaşalarına gömülmüş liderler, ufukta bekleyen tehlikeyi göremiyorlardı. S. Ayverdi Bir yarışmada başta bulunan takım veya yarışmacı. Devamını Oku

  • counterbidder: KarşŸI teklif sunan kimse, açık artırmada karşŸı teklif (öneri) ileri süren kimse Devamını Oku

  • hüccet: Belgit. Tanıt Örnek: Alnında, göğsünde kalçasında taşıdığı yara izleri bu kahramanlığın inkâr kabul etmez hüccetleri. H. Taner Seçkin alimlere verilen san. Devamını Oku

  • health care provider: SağŸLık hizmeti sunan, tıbbi veya hastabakıcılık hizmeti/tedavi sağŸlayan kimse; hastalık veya engellilik belirlemeye yardım eden kimse Devamını Oku

  • argue: Tartışmak, münakaşa etmek İspat etmek, delil göstermek Devamını Oku

  • aydın: Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver Örnek: Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı. O. V. Kanık Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya Devamını Oku

  • squabbler: AğŸIz dalaşŸına giren kimse, tartışŸan kimse, didişŸen kimse, önemsiz şŸeyler üzerinde tartışŸan kimse Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar