ağaççık sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ağaççık kelimesinin manası:

  1. Taflan gibi, dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.

Sponsorlu Bağlantılar

ağaççık ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • çalı: Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki Örnek: Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez. Atasözü Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Devamını Oku

  • fildekoz: Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki Örnek: Çalıda gül bitmez, cahile söz yetmez. Atasözü İskoçya ipliği denilen ince ve sağlam pamuk ipliği Örnek: Ayağında beyaz, yeni ütülü bir pantolon, üstünde bir fildekoz var. P. Safa Devamını Oku

  • zehirli bitkilerle avcılık: İhtiyotoksik bitkiler, balık otu, taflan, tütün, ceviz vb bitkilerle balıkların bayıltılarak avlanması biçimi. Devamını Oku

  • karayemiş: Taflan. Gülgiller (Rosaceae) familyasından, yaprakları basit, koyu yeşil ve derimsi, mor ya da siyahımsı meyveleri yenen, her dem yeşil bitki. Taflan, kocayemiş, Lâz yemişi. Devamını Oku

  • köken: Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, sebep veya yer, menşe. Soy, asıl. Devamını Oku

  • anıklık testleri: Öğrencilerin akademik konularda, resim ve müzik gibi alanlarda ya da mekanik beceriler gerektiren uğraşı dallarında yeteneklerini ölçmeye yarayan testler. Devamını Oku

  • sıkı sıkıya: Çok sıkı olarak, sımsıkı Örnek: Bekçiyi sıkı sıkıya bağlayarak ötede hendeğin içine bıraktılar. M. Ş. Esendal İyice. Devamını Oku

  • azlık çokluk zarfları: Bir sıfatta, bir zarfta, bir oluş veya kılışta azlık çokluk gösteren, bunları azlık çokluk bakımından pekiştiren ve ne kadar? ne derece? sorularını karşılayan miktar ve derece bildiren zarflar: en, az, çok, eksik, fazla, daha, biraz seyrek vb. çok güzel (yer); en derin (göl); pek çok yürüdü; pek erken kalktı; daha hızlı koşmak; fazla konuşmak; biraz Devamını Oku

  • doğa bilimleri: Konusu tabiat, tabiat olayları ve kanunları olan fizik, kimya, gök bilimi, biyoloji vb. bilimler, tabiat bilimleri. Zooloji, botanik, jeoloji gibi bilim dallarını içine alan ve doğadaki hayvan, bitki ve yer Devamını Oku

  • küspe: Hayvan yemi, yakacak ve gübre olarak kullanılan, yağı veya suyu çıkarılmış her türlü yağlı tohum ve bitki artığı Örnek: O gövdeleri küspe terleri döken ve dallarından mis kokulu ballar akan yemiş ağaçlarıyla… Y. K. Karaosmanoğlu Özü alınmış meyvelerin kalan bölümü. Devamını Oku

  • kıvıllandırma: Artı, eksi yükler sağlayarak kıvıl alanlar yaratma. Devamını Oku

  • yıllık: Yapımından veya doğumundan başlayarak üzerinden bir yıl geçmiş olan Örnek: O gün yıllık hesapları getirmişlerdi. F. R. Atay Bir yıl için, senelik, senevi. Yılda bir yapılan. Devamını Oku

  • kısaltım: Kısaltma işi, taksir. Güzel sanatlarda perspektif sebebiyle bazı boyutları küçük görülen nesneleri, bu görünüşe uygun bir biçimde çizme yöntemi. Devamını Oku

  • asit kökü: Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan NO3-, SO24 gibi, eski yüklü parçası. Devamını Oku

  • sırık fasulyesi: Dalları sırıkla desteklenerek yetiştirilen, ince, uzun, kılçıksız bir tür fasulye. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar