aggravating circumstances sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte aggravating circumstances kelimesinin manası:

  1. Cezayı ağırlatıcı nedenler

aggravating circumstances ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • cezayı hafifletici sebepler: Bk. cezayı azaltan nedenler Devamını Oku

  • exemption from punishment: Cezayı kaldıran nedenler Devamını Oku

  • cezayı ağırlatıcı nedenler: Bir suç için ceza yasasında gösterilip belirtilen ya da yargıcın değerlemesine bırakılan koşullar çerçevesinde bir cezayı artırıcı- nedenler. Devamını Oku

  • cezayı azaltan nedenler: Bir suç için ceza yasasında gösterilip belirtilen ya da yargıcın değerlemesine bırakılan koşullar çerçevesinde bir cezayı azaltıcı nedenler. Devamını Oku

  • aggravating: KötüleşŸTirici, ağŸırlaşŸtırıcı, ciddileşŸtirici, cezayı arttırıcı, sinirlendirici, can sıkıcı, çileden çıkarıcı Devamını Oku

  • aggravating: KötüleşŸTirici, ağŸırlaşŸtırıcı, ciddileşŸtirici, cezayı arttırıcı, sinirlendirici, can sıkıcı, çileden çıkarıcı Devamını Oku

  • extenuating circumstances: Hafifletici nedenler Devamını Oku

  • reprieve: (istenilmeyen bir şeyi) tehir etmek Sonraya bırakmak, tecil etmek Devamını Oku

  • launcher: Mancınık, katapult, fırlatıcı, atıcı. Roket fırlatıcı, fırlatma rampası, sapan, mancınık, fırlatıcı Devamını Oku

  • bumerang: Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı Örnek: Fırlat at uzağa / Döner gelir bumerang. B. Necatigil Devamını Oku

  • aide memoire: Hatırlatıcı niteliği olan not. Not, hatırlatıcı not, nota [pol.] Devamını Oku

  • blastoff: Roketin fırlatılmasından evvelki ve hemen sonraki olaylar, roketin fırlatılma anı. Uzaya fırlama, havalanma (roket) Devamını Oku

  • projectile: Fırlatıcı Atmayla meydana gelen Mermi, Devamını Oku

  • reminder: Hatırlatıcı şŸey, hatırlatıcı mektup Devamını Oku

  • aggravated larceny: Ağır cezayı gerektiren hırsızlık Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar