aklına sığdırmak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte aklına sığdırmak kelimesinin manası:

  1. Bir şeyin olabileceğine inanmak, aklı almak.

Sponsorlu Bağlantılar

aklına sığdırmak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • aklı almamak: 1) biri bir şeyi anlayamamak, kavrayamamak; 2) bir şeyin olabileceğine inanmamak; 3) uygun bulmamak: Çocuğun bu geç saatte evden izinsiz çıkıp gitmesini aklım almıyor. Devamını Oku

  • sanmak: Bir şeyin olma veya olmama ihtimalini kabul etmekle birlikte, olabileceğine daha çok inanmak, zannetmek Örnek: Sahiden hasta sanıyorlar, tebdilihava tavsiye ediyorlardı. S. F. Abasıyanık Gibi gelmek, farz etmek Örnek: Bu hareketimi tamamıyla histen gelen bir şey sandı. P. Safa Bir şey veya kimsenin … olduğunu düşünmek Örnek: Doktor Sevim, hastayı ilk gördüğü an kendinde değil sanmıştı. A. İlhan Devamını Oku

  • üstüne toz kondurmamak: Bir şeyin kusurlu olabileceğini kabul etmemek. Bir şeyin veya kimsenin kusurlu olabileceğini kabul etmemek. Devamını Oku

  • üstüne toz kondurmamak: Bir şeyin kusurlu olabileceğini kabul etmemek. Bir şeyin veya kimsenin kusurlu olabileceğini kabul etmemek. Devamını Oku

  • sıyırmak: Hızla sürtünerek bir şeyin yüzünden bir parça soymak, koparmak veya üzerini hafifçe yırtmak. Sürtünerek veya çekerek bir şeyi yerinden almak, kaldırmak, düşürmek. Devamını Oku

  • inanmak: Bir şeyi doğru olarak benimsemek Örnek: Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez. N. Ataç Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek Örnek: Bu Devamını Oku

  • umut beslemek: Bir şeyin olabileceğini beklemek, ummak. Devamını Oku

  • bought: Satın almak, almak, pahasına elde etmek; rüşvetle elde etmek, kiralamak, inanmak, yutmak, satın alma gücü olmak AlınmışŸ, satın alınmışŸ Devamını Oku

  • buy: Koku. Satın almak, almak: bir şey karşıIığında sağlamak: kiralamak: rüşvetle elegeçirmek, elde etmek Devamını Oku

  • get back at s.o. for s.t.: Dili birine bir şŸeyi ödetmek, birinden bir şŸeyin öcünü almak. Devamını Oku

  • dikkat çeken dosya: İncelemeler sonucunda suç olabileceği veya olayla ilgili olabileceği değerlendirilen dosya. Devamını Oku

  • itikad: İnanmak. İnanç. Sıdk ve doğruluğuna kalben kararlı olmak. Gönülden tasdik ederek inanmak. Dinin temelini meydana getiren şeylere inanmak. (Bak: İltizam) (Osmanlıca’da yazılışı: i’tikad) Devamını Oku

  • büyülemek: Büyü ile etki altına almak. Çekiciliği ile etkisi altına almak, birini kendine bağlamak, teshir etmek Örnek: Bu genç kadında kendisini büyüleyen şeyin ne olduğunu bulmaya uğraşıyor. A. İlhan Devamını Oku

  • yeşil ışık yakmak: Bir şeyin olmasına engel olmamak, hoş karşılamak. Uygun olabileceğini, izin verilebileceğini belli etmek: “Bu anıt, onun kişiliğinin getirdiği bir dokunulmazlıkla daha sonra nice heykellere yeşil ışık yakıyordu.” -H. Taner. Devamını Oku

  • olasıya: Olabileceği ölçüde, olabileceği kadar Örnek: Uzakta ufacık, bambaşka, olasıya beyaz ve beyaz sevimli bir ışık belirdi. R. H. Karay Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar