altı kaval, üstü şişhane sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte altı kaval, üstü şişhane kelimesinin manası:

  1. Giysilerini birbirine uygun düşüremeyen, yakıştıramayanlar için söylenen bir söz.

Sponsorlu Bağlantılar

altı kaval, üstü şişhane ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • asortik: Giysilerini birbirine uygun giyemeyen. Sosyetik. Devamını Oku

  • shortsighted: Miyop İleriyi göremeyen, basiretsiz. Miyop, Devamını Oku

  • iç direnç dönüştürgeci: İç dirençleri birbirine uymayan elektronik aygıtları ya da dalgalık ile almaçları birbirine bağlarken araya takılan ve iç dirençleri birbirine uygun duruma geçiren aygıt. Devamını Oku

  • giysi tasarımcısı: Yönetmenin yorumuna uygun olarak, bir oyunun giysilerini tasarlayarak çizen sanatçı. Devamını Oku

  • altı alay üstü kalay: İçi, dışı gibi özenilmiş olmayan şeyler için söylenen bir söz. Devamını Oku

  • çamaşır değiştirmek: İç giysilerini çıkartıp temizlerini giymek. Devamını Oku

  • consistent: Birbirine uygun, aralarında mutabakat olan, birbirini tutan, insicamlı,tutarlı Tutarlı, bağıntılı; istikrarlı, uygun, kalıcı, sürekli Devamını Oku

  • uymak: Ölçüleri birbirini tutmak. Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek. Devamını Oku

  • altını üstüne getirmek: Karmakarışık etmek. 1) bir şey bulmak için aramadık yer bırakmamak; 2) söz veya tutumuyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek: “İnsanın gözü bir şey görmedi mi dünyanın altını üstüne getirmeli.” -Z. Devamını Oku

  • miyop: Nesnelerin görüntüleri ağ tabakanın ön tarafında kaldığı için uzağı iyi göremeyen (göz) Örnek: Saffet … miyop gözlerinin en sevimli gülümseyişiyle yanımıza geldi. H. E. Adıvar Gözleri uzağı iyi göremeyen (kimse). Bk. uzakgörmez Devamını Oku

  • match 1: EşŸ, benzer, akran, denk. uygun eşŸ. evlenme. maç, karşŸılaşŸma. (birbirine) uymak; (birbirine) uydurmak: That tie doesn´t match your suit. O kravat elbisene uymuyor. bilg. eşŸlemek, eşŸleşŸtirmek, eşŸlendirmek. karşŸılaşŸtırmak. (birinden/bir şŸeyden) aşŸağŸı kalmamak, (biriyle) at başŸı gitmek. evlenmek; evlendirmek. ” Devamını Oku

  • well matched couple: Birbirine uygun çift Devamını Oku

  • a well matched couple: Uyumlu çift, birbirine uygun çift Devamını Oku

  • intertwine: Birbirine geçirmek, birbirine geçmek, birbirine dolaşmak Birbirine örmek veya sarmak Devamını Oku

  • consentaneous: Aynı fikirde, mutabık. Birbirine uygun Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar