answering call sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte answering call kelimesinin manası:

  1. Çağrı yanıtlanıyor

answering call ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tümevarımlı kanıtlanım: Doğal sayılara ilişkin (…) gibi tümel bir önermenin, (…) önermelerinin kanıtlanmasına dayanan kanıtlanımı. ||tümevarımlı kanıtlanımın tümevarımın değil de tümdengelimin bir biçimi olduğunu belirtmek gerekir. Krş.. temel mantıklı sayı kuramı. Devamını Oku

  • provable inference: Kanıtlanır çıkarım Devamını Oku

  • istikraı ispat: Bk. tümevarımlı kanıtlanım Devamını Oku

  • geçerli mantıksal dizge: Her kanıtlanır çıkarımı geçerli olan mantıksal dizge. Devamını Oku

  • syntax: Gram Sözdizimi, sentaks, sözdizimi kuralları, kanıtlanım teorisi Devamını Oku

  • ispat: Tanıt ve kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarma, kanıtlama, tanıtlama, tanıt Örnek: Benimkinin amcama ait olduğunu ispat için şahitlerim ve vesikalarım vardır. R. N. Güntekin Bk. olumluluk Bk. tanıt Devamını Oku

  • geçerli çıkarım kuralları kümesi: Bir mantıksal dizgenin çıkarım kuralları kümesinin geçerli olması, bu dizgedeki bütün kanıtlanır çıkarımların geçerli olması demektir. Devamını Oku

  • kayra: Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet. Tanrı’nın insana iyilik getirici, kurtarıcı ilişkisi için kullanılan, özellikle dinsel bir kavram. Tanrı’nın insanı koruyuculuğu ve esirgeyiciliği. Hıristiyanlığın temel Devamını Oku

  • answering: Cevap veren Devamını Oku

  • answering back: Karşılık verme Devamını Oku

  • answering cord: Cevap kordonu Devamını Oku

  • answering machine: Telesekreter Devamını Oku

  • answering phone: Telesekreter Devamını Oku

  • call: Bağırma, çağırma, bağırış, haykırma Ötüş ötme (kuş) Devamını Oku

  • call 1: BağŸIrma, çağŸırma, bağŸırışŸ, haykırma: I heard a call for help. Birinin ´´İmdat!´´ diye bağŸırdığŸını duydum. telefon konuşŸması, konuşŸma. ötüşŸ, ötme (av hayvanlarını çağŸırmak için kullanılan) düdük veya başŸka bir alet. kısa ziyaret: They paid me a call. Beni ziyaret ettiler. ask. çağŸrı. lüzum, ihtiyaç: There was no call for you to do that. Onu yapmanın Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar