ashler sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ashler kelimesinin manası:

  1. Yontma taşŸ, kesme taşŸ, taşŸ ocağŸından yontulmuşŸ olan pürüzlü taşŸ; yontma taşŸtan yapılmışŸ olan bir şŸey

ashler ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ashlar: İnşaatlarda kullanılan kesme veya yontma kare taş Böyle taşlarla yapılmış veya kaplanmış yapı. Devamını Oku

  • yontulmak: Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak Örnek: Önünde duran çok sivri yontulmuş kurşun kalemi aldı. H. Taner İnsan kabalıktan, görgüsüzlükten kurtularak toplum törelerine göre davranır duruma gelmek Örnek: Efendim, yontulmamış adamlar, hani dört yaşındaki çocuktan berbat… R. N. Güntekin Devamını Oku

  • sayalama: Bir kesme taşın yüzeyini dişeği yardımıyla yontma. Devamını Oku

  • tıraş: Saç veya sakalı kesme işi, yülüme Örnek: Tıraştan sonra da bıyık, sakal yerleri belli olurdu. M. Ş. Esendal Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme. Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal. Devamını Oku

  • çelik kalemi: Her türlü metal, tahta ve taşları kesme, oyma ve yontma işlerinde çekiçle vurarak kullanılan, çelikten yapılmış, keskin uçlu alet. Devamını Oku

  • balta: Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç Örnek: Balta değmedik ağaç olmaz. Atasözü Devamını Oku

  • sunturaç: [sıntıraç, suntureç, suntureş] : Nalbantların kullandığı bir sap ile enli bir kesme yüzünden oluşan hayvan tırnağını yontma aracı. (İlyaslı -Uşak; *Bor -Niğde) [sıntıraç] : (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya) [suntureç] : (*Senirkent -Isparta) [suntureş] : (Paçacıoğlu -Uşak) Devamını Oku

  • yontuk: Yontulmuş yer. Yontulmuş parça. Yontulmuş Devamını Oku

  • logging: AğŸaç kesme, kereste için ağŸaçların kütüğŸü kesme; kereste için ağŸaç kesme işŸi; (Denizcilik) ceza olarak denizcinin maaşŸından kesilen ve gemi jurnalına kaydedilen kesinti Devamını Oku

  • elmastıraş: Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur). Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi. Devamını Oku

  • paleolithic: Taş devrine ait, yontma taş devrine ait. Yontma taş devri, paleolitik dönem Devamını Oku

  • hame: Kafatası, başın üst kısmı. Yontulmuş kalem. (Osmanlıca’da yazılışı: hâme) Devamını Oku

  • kesinti: Kesilen parça, kırpıntı. Bir işin bir süre için durması, inkıta, fasıla. Devamını Oku

  • kat: Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü Örnek: Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık. S. F. Abasıyanık Bir yüzey üzerine az veya çok kalın bir biçimde, düzgün olarak yayılmış bulunan şey. Devamını Oku

  • cut: Bk. kesme Kesilmiş, kesik, biçilmiş Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar