aşkı lahutı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte aşkı lahutı kelimesinin manası:

  1. Cenab-I Hakk'a olan sevgi ve muhabbet. Aşk-ı İlahi, aşk-ı hakiki, aşk-ı manevi gibi tabirler Cenab-ı Vacib-ül Vücud'a dair şiddetli muhabbet ve sevgiyi ifade eder. (Osmanlıca'da yazılışı: aşk-ı lâhûtî)

aşkı lahutı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • aşkı lahutı: Cenab-I Hakk’a olan sevgi ve muhabbet. Aşk-ı İlahi, aşk-ı hakiki, aşk-ı manevi gibi tabirler Cenab-ı Vacib-ül Vücud’a dair şiddetli muhabbet ve sevgiyi ifade eder. (Osmanlıca’da yazılışı: aşk-ı lâhûtî) Devamını Oku

  • lahutı: Uluhiyet alemine mensub ve müteallik olan. Sır alemi. Gaybi aleme ait. Ruhani alemle alakalı. (Osmanlıca’da yazılışı: lahutî) Devamını Oku

  • lahut: Tanrı âlemi. Kutsal Örnek: Dünya senin bu lahut avazeni duymadıktan sonra kimin sesini dinler, kime kulak asar? S. Ayverdi Tanrı alemi, ilahi alem. Devamını Oku

  • ilahı: Cenab-I Hak ile alakalı, Allah’a dair. Cenab-ı Hakk’a aid ve müteallik. (Osmanlıca’da yazılışı: ilahî) Devamını Oku

  • manayı ismı: İsme dair mana. Bir şeyin sadece kendisini bilip tanımak. Bir şey başka şeyleri tanıttığı, bildirdiği veya sevdirdiği için olan manaya da mana-yı harfi denir. Bir ağacı gölgesinden, zahiri görünüşünden, bize verdiği meyvesinden dolayı alaka gösterir ve seversek mana-yı ismi ile seviyoruz demektir. Ağacı görmek ve tanımakla ve meyvelerini almakla Rahmet-i İlahiyeyi tanıyor, Cenab-ı Hakk’a sevgi Devamını Oku

  • kerameti kevniye: Kudret-I Rabbaniyenin ihsanı ile letafet kesbedip havada uçmak, uzun yolu kısa zamanda gitmek, bir mü’minin bir sıkıntısı halinde Cenab-ı Hakk’a dua edip ind-i İlahide makbul bir zattan yardım istemekle, o zatın, izn-i İlahi ile o muztar kimsenin imdadına yetişmesi, kale gibi muhkem bir yerde üzerinden kilitli muhkem bir hücresinde hapis olan bir zatın, orada ibadet Devamını Oku

  • inzali kütüb: Cenab-I Hakk’ın vahiy ile peygamberlere kitab göndermesi. (Osmanlıca’da yazılışı: inzal-i kütüb) Devamını Oku

  • inamatı külliye: Bütün in’amlar. Cenab-ı Hakk’ın mahlukata, hususan insanlara hadsiz nimetler ihsan etmesi. (Osmanlıca’da yazılışı: in’amat-ı külliye) Devamını Oku

  • kütübü münzele: Vahiy ile Cenab-ı Hak tarafından indirilmiş, ihsan edilmiş mukaddes kitaplar.(… Kur’anı nazil eden Zat-ı Zülcelal, Mu’cizat-ı Ahmediye (A.S.M.) ile, Kur’an vahiy olduğunu gösterir; isbat eder. Ve nazil olan Kur’an dahi üstündeki i’caz ile gösterir ki; Arştan geliyor. Ve münzel-i aleyh olan Resul-i Ekrem’in (A.S.M.) bidayet-i vahiydeki telaşı ve nüzul-i vahy vaktindeki vaziyet-i bihuşu ve herkesten Devamını Oku

  • kemerbestei ubudiyet: Cenab-I Hakkın huzuruna çıkıp, kollarını önden bağlar şekilde, emre hazır vaziyette bekleyip, kulluğunu ifade ve ilan etmek. (Namazdaki gibi) (Osmanlıca’da yazılışı: kemerbeste-i ubudiyet) Devamını Oku

  • mabudu hakikı: Hakiki ma’bud olan Cenab-ı Hak (C.C.) (Osmanlıca’da yazılışı: ma’bud-u hakikî) Devamını Oku

  • halkı efal: Mu’tezile fırkasının bir tabiridir. Hayvan ve insanların, kendi fiillerinin hakiki müessiri olduğunu iddia etmelerine verilen isimdir. (Bu iddialarını Ehl-i Sünnet uleması müsbet delillerle reddetmiştir.)(Ehl-i dalalet ve bid’at fırkalarından bir kısım zatlar, ümmet nazarında makbul oluyorlar. Aynen onlar gibi zatlar var; zahiri hiçbir fark yokken, ümmet reddediyor. Bunda hayret ediyordum. Mesela: Mu’tezile mezhebinde Zemahşeri gibi, İ’tizalde Devamını Oku

  • kelimullah: “Cenab-ı Hakk’ın hitab eylediği zat” (mealindedir). Hazret-i Musa’nın (A.S.) bir ünvanıdır. Çünkü O, Tur-u Sina’da Cenab-ı Hakk’ın kelamını, hitabını duymak mazhariyetine erişmiştir. Devamını Oku

  • sıbgatullah: yaratıcı gücü, kuvveti olan allah’ın kulu Cenab-I Hakk’ın dilediği tarz, manevi renk, biçim ve şekilde yaratması. İslami ahlak ve karakteri halketmesi. Devamını Oku

  • esmai ilahiye: Allah’ın isimleri.(Herşeyden Cenab-ı Hakk’a karşı pencereler hükmünde çok vecihler var. Bütün mevcudatın hakaikı, bütün kainatın hakikatı, esma-i İlahiyeye istinad eder. Her bir şeyin hakikatı, bir isme veyahut çok esmaya istinad eder. Eşyadaki san’atlar dahi, herbiri birer isme dayanıyor. Hatta hakiki fenn-i hikmet, “Hakim” ismine ve hakikatlı fenn-i tıb “Şafi” ismine ve fenn-i hendese, “Mukaddir’ ismine Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar