bahriye sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte bahriye kelimesinin manası:

  1. Bir devletin deniz güçlerinin ve kuruluşlarının bütünü
    Örnek: Bahriye neferleri sıçrayıp sandallara atladılar. Y. K. Beyatlı
  2. Denizle ilgili, denize ait.
  3. 1. donanmaya ait (bkz. bahri). 2. libya çölünde vahalar grubu, bahriye, mısır'ın büyük vahalar grubunun en kuzeyinde olan aşırı verimli vahalardır. 3. gönlü geniş, cömert vaha gibi verimli.
  4. Donanma ile ilgili işler. Devletin donanma ve deniz askerleri.

bahriye ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ganaimi bahriye: Harbte ele geçirilen düşman gemileriyle, bunlara ait her türlü levazım ve eşyalar. (Osmanlıca’da yazılışı: ganaim-i bahriye) Devamını Oku

  • bahriye çiftetellisi: Hareketli bir halk oyunu ve ezgisi. Devamını Oku

  • şeritiye i bahriye: Bk. burgaçkurtları Devamını Oku

  • donanma: Belli bir amaçla kullanılan gemilerin bütünü. Bayramlarda, sevinçli günlerde bayrak, ışık kullanıp fişek yakarak yapılan şenlik, donanma gecesi Örnek: Onun bu donanma gecesine katılışının bir tek sebebi var. Y. Z. Ortaç Bir devletin Devamını Oku

  • navy: Donanma, deniz filosu Donanma, devletin gemi kuvveti Devamını Oku

  • engin: Ucu bucağı görünmeyecek kadar geniş, çok geniş, vâsi Örnek: Bu deniz de sabahın sisi içinde engin, sınırsız bir deniz gibi görünür. H. Taner Açık deniz Örnek: Enginden dönen deniz kuşları sessiz kanatlarıyla başımın üstünde dolaşıyorlar. R. N. Güntekin Değer ve fiyatı düşük olan. Devamını Oku

  • karasuyu: Bir devletin kıyıları önünde, genişliği antlaşmalarla saptanmış, tüzel bakımdan o devletin olan deniz kesimi. Devamını Oku

  • resmi: Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı Örnek: Bulunduğumuz yer resmî bir dairenin bürosudur. Y. K. Karaosmanoğlu Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan. Samimi olmayan, teklifli, ciddi, içten olmayan Örnek: Kâmuran hemen hemen resmî Devamını Oku

  • seabee: Donanma liman tesisleri ve savaşŸ bölgelerinde donanma hava üsleri inşŸa eden ABD Deniz Kuvvetleri İnşŸaat Mühendisleri Kolordusu üyesi Devamını Oku

  • amit grubu: Karboksil grubunun hidroksil grubu ile bir amino grubunun yer değiştirmesiyle bir asitten türemiş radikal grup, -CONH2. Devamını Oku

  • cömert: Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör Örnek: Elinden gelen her iyiliği yapar, cömerttir, ikramı çok sever. P. Safa Verimli Örnek: Bu ülkede toprak bir masal sultanı kadar cömert. C. Meriç 1. elinde olanı harcayan, eli açık. 2. başkalarına yardımdan kaçınmayan. Devamını Oku

  • sea: Deniz Derya, umman, okyanus Dalga Devamını Oku

  • karasuları: Bir devletin deniz kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu belli genişlikteki su şeridi. Devamını Oku

  • vasıta grubu: + lA vasıta eki almış bir ad ögesinin başka bir ad ögesi ile kurduğu kelime grubu. Öteki kelime gruplarında olduğu gibi, bu grup da bir sıfat-fiil ya da zarf-fiil grubunun kısalmasından oluşmuştur: Elle tutulur, gözle görülür (olan) bir başarı. Antika eşyalarla dolu (olan) bir salon. Yaptıklarıyla öğünen bir adam, el işleriyle süslenmiş bir masa örtüsü. Devamını Oku

  • süngülü: Süngü takmış olan Örnek: Süngülü düşman askerleri arasında başı açık kadınlar, yalın ayak çocuklar bir kasırgaya tutulmuş gibi tozu dumana katarak koşuşuyorlardı. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar