be suffused with sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte be suffused with kelimesinin manası:

  1. (belirli bir renge) boyanmak; ile kaplanmak; ile dolu olmak: Her eyes were suffused with tears. Gözleri yaşŸla doluydu."

be suffused with ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • be suffused with: (belirli bir renge) boyanmak; ile kaplanmak; ile dolu olmak: Her eyes were suffused with tears. Gözleri yaşŸla doluydu.” Devamını Oku

  • be imbued with: İle dolu olmak: He was imbued with a strong sense of duty. Görev aşŸkıyla doluydu. Devamını Oku

  • well 1: Kuyu: artesian well artezyen kuyusu, artezyen. oil well petrol kuyusu. kaynak, pınar, memba. merdiven boşŸluğŸu/evi/yuvası; asansör boşŸluğŸu/kuyusu/yuvası. (out) (sıvı) (bir yerden) fışŸkırmak, kaynamak. up in/within (gözyaşŸı/bir duygu) ile dolmak: Tears welled up in her eyes. Gözleri doldu. Anger suddenly welled up within him. Birden öfkesi kabardı.” Devamını Oku

  • be awash: Suyla kaplı olmak, sular altında olmak. (bir şŸey) su içinde yüzmek. with ile dolu olmak; bol miktarda bulunmak.” Devamını Oku

  • be worth: -in kıymeti/değŸeri (belirli bir miktar) olmak; (belirli bir miktar) değŸerinde olmak: This candlestick´s worth approximately thirty million liras. Bu şŸamdanın değŸeri aşŸağŸı yukarı otuz milyon lira. This house is worth sixty billion liras. Bu evin değŸeri altmışŸ milyar lira. (birinin) mal varlığŸı (belirli bir miktar) olmak: He´s worth around fifty billion liras. Onun mal varlığŸı Devamını Oku

  • be subsequent to: (belirli bir olayı) takip etmek, (belirli bir olaydan) sonra olmak/vuku bulmak. Devamını Oku

  • be as happy as a prince: Bir prens kadar mutlu olmak, çok mutlu olmak, kendinden geçmişŸ olmak, sevinç dolu olmak Devamını Oku

  • be painted: Boyanmak Devamını Oku

  • to be painted: Boyanmak Devamını Oku

  • be filled with: Dolu olmak Devamını Oku

  • be soaked in: İle dolu olmak. Devamını Oku

  • be full: Dolu olmak, dolmak Devamını Oku

  • be pocked with: (çukurlar) ile dolu olmak. Devamını Oku

  • before ones eyes: Gözleri önünde (Yazılışı: before one’s eyes) Devamını Oku

  • be popeyed: Gözleri faltaşı gibi açılmak, gözleri yuvalarından fırlamak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar