bekletilmek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte bekletilmek kelimesinin manası:

  1. Bekletme işine konu olmak veya bekletme işi yapılmak
    Örnek: İlkokul çocuklarını toparlamaya gelen minibüsün şoförü bekletilmekten hoşlanmaz. H. Taner

bekletilmek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tutulmak: Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak Örnek: Bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu. E. E. Talu Ay ve güneş tutulma olayına uğramak. Ünlü olmak, meşhur olmak. Devamını Oku

  • dökülmek: Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak Örnek: Tepesinden saçları bir hayli dökülmüştü. S. F. Abasıyanık Kumaş dökümlü olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Devamını Oku

  • elenmek: Eleme işine konu olmak veya eleme işi yapılmak Örnek: Kuyunun başında unum elenir / Kaytan bıyıklarım kana belenir. Halk türküsü Sınavda başarısız sayılmak Örnek: İstekliler birer birer elenince en heveslisi ile karşı karşıya kaldı. H. Taner Süzülmek Örnek: Bahçeye, kafeslerde elenen solgun bir ışık vurmuş. Y. Z. Ortaç Yarışma dışı kalmak, yarışmadan çıkarılmak. Devamını Oku

  • pohpohlanmak: Pohpohlama işi yapılmak veya pohpohlama işine konu olmak Örnek: Hayatta sanatçı da korunuyor, destekleniyor, pohpohlanıyor. H. Taner Devamını Oku

  • nakledilmek: Nakletme işi yapılmak veya nakletme işine konu olmak Örnek: Malzeme deniz yoluyla daha ucuza nakledilecektir. H. Taner Devamını Oku

  • ıslıklanmak: Islıklama işi yapılmak veya ıslıklama işine konu olmak Örnek: Oynanan ilk piyesi halk tarafından ıslıklanmıştı. H. Taner Devamını Oku

  • yıkılmak: Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek. Devamını Oku

  • yığılmak: Yığma işine konu olmak veya yığma işi yapılmak. Çok sayıda birikmek, toplanmak Örnek: Bütün köşk kapının önüne yığıldı. A. Gündüz Düşmek, yıkılmak, kendini tutamayıp çökmek Örnek: Boğazını yırtan hıçkırıklarla paşanın ayaklarına yığıldı. H. E. Adıvar Devamını Oku

  • yontulmak: Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak Örnek: Önünde duran çok sivri yontulmuş kurşun kalemi aldı. H. Taner İnsan kabalıktan, görgüsüzlükten kurtularak toplum törelerine göre davranır duruma gelmek Örnek: Efendim, yontulmamış adamlar, hani dört yaşındaki çocuktan berbat… R. N. Güntekin Devamını Oku

  • gömülmek: Gömme işi yapılmak veya gömme işine konu olmak Örnek: Çok muhteşem bir cenaze töreniyle gömüldü. Ç. Altan Yerleşmek, oturtulmak, kendini gömmek Yok olmak, kaybolmak, görünmez olmak Örnek: Eğer meselede bir sır varsa, o sır Nina Devamını Oku

  • sürülmek: Sürme işine konu olmak veya sürme işi yapılmak. Uzaklaştırılmak, nefyedilmek Örnek: Bir süre sonra müdürle iki öğretmenin ayrı ayrı yerlere sürüldüklerini öğrendim. E. Bener Devamını Oku

  • yayılmak: Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak. Devamını Oku

  • çıkmak: İçeriden dışarıya varmak, gitmek Örnek: Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık. F. R. Atay Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek Örnek: Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı. Atatürk Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak Örnek: Çiçeği burnunda subay çıkar çıkmaz, ben size bir emir eri bulurum. H. Taner Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek Örnek: Yeni evimizden çıkıp Devamını Oku

  • bek: Sert, katı. Sağlam. Savunma oyuncusu Örnek: Bekle Devamını Oku

  • bağlanmak: Bağlama işine konu olmak Örnek: Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu. O. Pamuk Sevmek, içten bağlı olmak Örnek: Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan. O. V. Kanık Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar