belayı berzah sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte belayı berzah kelimesinin manası:

  1. İçinden çıkılması pek güç olan bela.

belayı berzah ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • belayı nagah: Ansızın gelen musibet. Habersiz gelen bela. (Osmanlıca’da yazılışı: belâ-yı nâgâh) Devamını Oku

  • labirent: Çıkış yeri kolay bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı Örnek: Bu labirentte yolumu kaybedip gitmem işten değildi. Y. K. Karaosmanoğlu İçinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun. İçinden çıkılamayacak kadar karışık koridorlu yapı. Devamını Oku

  • istinga halatı: Gırgır ağlarında ağın altının kapatılmasına yarayan ve mapaların içinden geçen 14-16 mm kalınlıkta olan çelik tel. Devamını Oku

  • karmaşık: İçinde aynı cinsten birçok öge bulunan, birbirine az çok aykırı birçok şeyden oluşan, mudil. Çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan (bir iyon veya birleşik), kompleks. Devamını Oku

  • açmaza düşmek: İçinden çıkılması güç durumda bulunmak. İçinden çıkılması güç durumda kalmak. Devamını Oku

  • pis: Leke, toz veya kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici, murdar, mülevves. Kendinde pislik olan veya pislenmiş olan. Devamını Oku

  • sayısal loto: Dönen bir küre içinden çekilecek toplar üzerine işaretlenmiş birden kırk dokuza kadar olan sayılardan altı tanesinin önceden tahmin edilmesine ve para yatırılmasına dayanan bir talih oyunu. Devamını Oku

  • plague: Bela olmak, belasını vermek, bezdirmek, cezalandırmak Belâ musibet Devamını Oku

  • spontaneous: Kendi kendine olan, kendiliğinden vücuda gelen veya yapılan İnsan gayreti olmadan meydana gelen Devamını Oku

  • hard pressed: Baskı altında olan, eli darda, sıkışık, stresli, güç bela olan, üzüntülü Baskı altında olan, eli darda, sıkışık, stresli, güçbela olan, üzüntülü Devamını Oku

  • redundant: Gerekenden fazla olan Fazla sözle ifade edilmiş, ağdalı Devamını Oku

  • itiyadi yavru atma: Birbirini izleyen üç veya daha fazla sayıda gebelikte ve gebelik gelişiminin aynı periyodunda, yaşayabilme yeteneği olmayan veya ölü olan fetüsün kendiliğinden dışarı atılması. Devamını Oku

  • evil: ), (i.) günahkar, fena, kötü, kem Keder verici Devamını Oku

  • cebe: Zırh. Silah. Bedeni düşman silahlarının Devamını Oku

  • bayika: (C.: Bevayık) Bela ve şer olan şey, dahiye. (Osmanlıca’da yazılışı: bâyika) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar