benzeteç sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte benzeteç kelimesinin manası:

  1. Bir uzay aracının karşılaşabileceği çevre etkenlerini yerde yapay biçimde yaratarak denenmesini sağlayan sistem.
  2. Bilinen bir yapıya benzeterek kurulan ve o yapının işleyişini izlemeye, anlamaya yarayan düzenek.
  3. Bk. benzetici

benzeteç ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • mekanizma: Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek. Organların işleyiş biçimi Örnek: Akıl, henüz insan mekanizmasındaki tam yerini bulmamıştır. F. R. Atay Ateşli silahların işlemesini sağlayan Devamını Oku

  • durultucu: Durultma işleminde kullanılan aygıt. Bir işlergenin olağan işleyişinden, ayrılmalarını kendiliğinden düzeltmeye yarayan düzenek. Devamını Oku

  • aygıt: Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Devamını Oku

  • sistem: Dizge. Düzen. Bir sonuç elde Devamını Oku

  • por: Gözenek Ter kanalının deri yüzeyinde dışa açılan ve papil hattı üzerinde bulunan ağzı, gözenek. Devamını Oku

  • gc: (Green Cross International) Uluslararası YeşŸil Haç, 1993’te insan kaynaklı çevre felaketlerini önlemek, çevre tehlikelerinin farkında olunması ve çevre yasasının gelişŸimini savunmak için kurulan sivil çevre örgütü Devamını Oku

  • durduraç: Sürtünme direnci ile, devinim erkesini ısıya çevirerek devimi durduran düzenek. Aracın hızını denetlemeye ya da durdurmaya yarayan aygıt. Devamını Oku

  • bakaç: Dürbün. Vizör. Televizyon alıcısında yer Devamını Oku

  • su kanal sistemi: Derisi dikenlilerde sölomu kapsayan, ağzın çevresini saran bir çember kanal ile bundan ayrılan beş ışınsal kanaldan yapılmış bir sistem. Çember kanal Poli keselerine bağlıdır. Işınsal kanallar yan kanallar aracılığıyla tüp ayaklarla (ambulakral ayaklar) birleşmiştir. Birleşme yerinde ampuller bulunur. Bu sistem taş kanal aracılığı ile vücut dışındaki sıvıyla bağlantı halindedir. Kanalların içinde taşınan su, hayvanın hareketini Devamını Oku

  • iskele: Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer Örnek: Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı. S. F. Abasıyanık Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven Örnek: Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı. Z. Selimoğlu Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. Devamını Oku

  • listeci: Liste yapan kimse. İnternet aracılığıyla, alıcıya gönderilen mesaj, mektup veya dosyaları düzenli bir biçimde listeleyen düzenek. Devamını Oku

  • kerpeten: Çivi sökmeye veya diş çekmeye yarayan, hareketli bir eksen çevresinde çapraz iki parçadan oluşmuş, kıskaç biçimindeki araç. Bu biçimde olan ve diş çekmekte kullanılan araç. Devamını Oku

  • karşılığı ödenimdedir: Karşılıkları başka bir yerde bulunan tecimsel belgitlerin bilinen değerlerinin kendi adına aracı olmak yoluyla taşıyanlarınca bankalara verilmelerinde aktarımlarına yazılan deyim. Devamını Oku

  • supap: Bir yay yardımıyla gergin tutulan ve yatağın düzlemine dik olarak yaptığı gidip gelme hareketiyle bir akışkanın geçişini ayarlamaya yarayan kapak, açval. Bir devreye yerleştirildiğinde belirli şartlar altında, akımın yalnız bir Devamını Oku

  • vücut ölçüleri: Kol, bacak, göğüs, boyun v. b. vücut bölümlerinin gelişme oranlarını izlemeye yarayan ölçüleri. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar