berayı tenezzüh sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte berayı tenezzüh kelimesinin manası:

  1. Tenezzüh için, gezinti için. (Osmanlıca'da yazılışı: berây-ı tenezzüh)

Sponsorlu Bağlantılar

berayı tenezzüh ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • tenezzühü zatı: Zata mahsus tenezzüh. Yani zatının bütün noksan sıfatlardan, kusurlardan temiz ve uzak oluşu.(Zat-ı Vacib-ül Vücud’un vücub-u vücuduna ve kudsiyetine layık bir tarzda ve istiğna-i zatisine ve gına-i mutlakına muvafık bir surette ve kemal-i mutlakına ve tenezzüh-ü zatisine münasib bir şekilde, hadsiz bir şefkat-i mukaddese ve nihayetsiz bir muhabbet-i münezzehesi vardır. M.) (Osmanlıca’da yazılışı: tenezzüh-ü Devamını Oku

  • tenezzüh: Gezinti. Devamını Oku

  • gezinti: Uzak olmayan bir yere yapılan gezi, tenezzüh Örnek: O civarın bütün ahalisi oralara yayılarak akşamları gezinti yapmaktadırlar. A. Rasim Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça Devamını Oku

  • stoop: Eğilmek; kamburunu çıkarmak; tenezzül etmek, alçalmak, kendini küçük düşürmek; üstüne atılmak; eğmek; eğilme; kambur duruş; tenezzül, alçalma; üstüne atılma Ufak veranda. Devamını Oku

  • excursion: Açılma Gezinti, yolculuk, kısa süreli seyahat Devamını Oku

  • mütenezzihane: Tenezzüh edercesine, gezip eğlenircesine. Mütenezzihcesine. (Osmanlıca’da yazılışı: mütenezzihâne) Devamını Oku

  • vouchsafe smb. no answer: Cevap vermeye tenezzül etmemek, tenezzül edip cevap vermemek Devamını Oku

  • disdain: Küçük görme, tepeden bakma, hor görme Kibir, gurur Devamını Oku

  • baru: Kale duvarı, tabyanın gezinti yeri, hisar burnu, sur. (Osmanlıca’da yazılışı: bârû) Devamını Oku

  • victoria: Nilüfer, körüklü gezinti arabası, iri kırmızı erik Dört tekerlekli ve körüklü gezinti arabası Devamını Oku

  • sally: Kuşatma esnasında askerin hücuma geçmesi Ani hareket veya hamle Devamını Oku

  • condescend: Tenezzül etmek, sözde alçak gönüllülük göstermek, Iütfetmek Tenezzül etmek, lütfetmek, küçümseme ile davranmak Devamını Oku

  • hırçınlık: Hırçın olma durumu veya hırçın davranış Örnek: Uzun bir gezinti yaptıktan sonra bile içimdeki hırçınlık, titizlik geçmedi. H. E. Adıvar Devamını Oku

  • cevelan: Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti Dolaşma. Kaynama. Yerinde durmayıp gezme. (Osmanlıca’da yazılışı: cevelân) Devamını Oku

  • stoop 1: EğŸIlmek; öne eğŸmek; over -in üstüne eğŸilmek/abanmak. omuzları çökük/düşŸük olmak/durmak, hafif kambur olmak: He stoops. Omuzları çökük. to -e tenezzül etmek: I didn´t think she´d stoop to doing that. Onu yapmaya tenezzül edeceğŸini zannetmezdim. hafif kambur.” Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar