birçok sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte birçok kelimesinin manası:

  1. Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit
    Örnek: Bu satırları, birçok mektuba biraz cevap olsun diye yazıyorum. H. E. Adıvar

birçok ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bir yaz çok oku: Varlıkların miktarını, tane olarak hesabını bildiren kelimeler.sayılar soyutsayıları bildirdiklerinde ve ad görevi yüklendiklerinde bağımsız olarak kullanılırlar: Kırk beş dokuza bölünür. İki kere iki dörttür. Üçe dördü eklersen yedi olur. Kalemlerden ikişer tane sana, ikişer tane kardeşine aldım. Birinci grup gitsin, ikinci grup gelsin. Üçler, yediler, kırklar vb. Sayı türleri, nesnelerin sayılış sırasını, parçalarını bildirme, bölük Devamını Oku

  • bir hayli: Epey, çok, hayli. Oldukça. Devamını Oku

  • fazlaca: Gereğinden biraz daha çok olarak, bir hayli çok Örnek: Tuzak olsun diye bu şaşkın beye fazlaca sokuluyorlar. R. H. Karay Devamını Oku

  • bir anaya bir kız, bir kafaya bir göz: Bir başa bir göz ne kadar gerekli ise bir anneye bir kız da o denli gereklidir. Devamını Oku

  • bir tahtada: Bir defada, yekten Örnek: Kadının ilk istediği parayı bir tahtada sayıyorum. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • çokça: Çok olarak Örnek: Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa, kalkar kaçarlar. M. Ş. Esendal Aşırı, fazla Örnek: Çokça alıngan olduğu için arkadaşları onunla sık sık bozuşuyor. S. Birsel Devamını Oku

  • bir parça: Biraz, azıcık, çok az Kısa bir süre Örnek: Söğüt ağaçlarını ve serin kaynağı görünce bir parça durup dinlenmek ihtiyacını hissettik. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • bir çift: İki adet Örnek: Bakın çantasında acep nesi var / Bir çift kundurayla bir de fesi var. Halk türküsü Biraz, bir iki. Devamını Oku

  • okşamak: Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak Örnek: Oğlan kızın yanına geldi, saçlarını okşuyor. H. Taner Hafifçe dövmek Örnek: Bir gün hani bir huysuzluk ettiği zaman, al eline, biraz okşayıver. B. Felek Bir kimseyi hoşnut etmek Örnek: Mektuplarında onun onurunu okşayacak, endişelerini hafifletecek cümleleri artırdı. Ç. Altan Benzemek, andırmak, hatırlatmak. Devamını Oku

  • bir nice: Bir hayli, birçok. Devamını Oku

  • bir zaman: Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle Belirli bir süre, biraz Örnek: Tarlalar arasında bir zaman gezindik. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • pek çok: Yeterinden fazla, bir hayli. Devamını Oku

  • bir boydan bir boya: Bir yerin bir ucundan öbür ucuna kadar, baştan başa Örnek: Önce, bir boydan bir boya sokağı gözden geçirdik. E. Bener Devamını Oku

  • bir koşu: Çabucak Örnek: … bir koşu toplar çamaşırları, yollu yatak çarşaflarını, rüzgârda savrulan havluları, ıslanmaya başlamadan önce. O. Rifat Koşarak, koşa koşa. Devamını Oku

  • bir ölçüde: Çabuk davranan, çevik. Eski, eski zamanla ilgili. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar