blunge sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte blunge kelimesinin manası:

  1. Kili su ile karıştırarak çamur hazırlamak.
  2. Çamur çırpmak, çamur karmak, toprak ve suyu karışŸtırmak, kil ve suyu karışŸtırmak

blunge ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • whisk: Fırçalamak, silip temizlemek, süpürmek, silmek, çekmek (bıçak), hızla çıkarmak, fırlamak, fırlatmak, kaçırmak, kuyruk sallamak (at vb.), çırpmak, silerek çıkarmak Hızlı ve hafif hareketle süpürme: ufak süpürge veya fırça: (İng.) yumurta Devamını Oku

  • whip up: Hızlandırmak, artırmak, tahrik etmek, çırpmak, çalkalamak, çabucak hazırlamak, bir çırpıda hazırlamak, kamçılamak, kışkırtmak Devamını Oku

  • concoct: Birbirine karıştırarak hazırlamak, tertip etmek yapmak Uydurmak, kurmak (hikaye, yalan) Devamını Oku

  • ooze: Sulu çamur Okyanus diplerinde bulunan ve böcek kabuklarından meydana gelmiş sulu çamur Devamını Oku

  • blink: Kırpıştırmak, göz kırpmak, kırpmak; titreşerek parlamak, parlamak, ışıldamak; göz yummak, görmemezlikten gelmek, göz ardı etmek Göz kırpmak Devamını Oku

  • clay: Kil, balçık, çamur toprak İnsan vücudunu meydana getiren hamur, insan vücudu Devamını Oku

  • correlated: [correlate] ilişiği olmak, bağlantı kurmak, bağ kurmak, ilişkili olmak, ilişkisini ortaya çıkarmak, bağlantılı olmak; ilişkiyi göstermek, bağdaştırmak, uymak İlişŸKili, karşŸılıklı olarak ilişŸkili olan Devamını Oku

  • balçık: İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil Örnek: Yolları ve tarlaları görünce bir balçık ve çamur gölünü yarmak zorunda olduğumuzu anlamıştım. S. Ayverdi Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, Devamını Oku

  • dirt: Pislik, kir, çerçöp, çamur; dedikodu; terbiyesiz konuşma, müstehcen söz; maden içeren toprak Kir, pislik, çamur, toz Devamını Oku

  • squeal: Domuz gibi ses çıkarmak Cıyaklamak, haykırmak, bağrışmak Devamını Oku

  • whip: Kamçılamak, kırbaçlamak, dövmek, çırpmak, kafasına sokmak, zorla öğretmek, yenmek, kapmak, olta atmak, teyellemek, bastırmak (kumaş), çevirmek, döndürmek (topaç vb.), dolamak (ip), çalmak, aşırmak, fırlamak, dalgalanmak (bayrak vb.) (-ped veyo whipt, Devamını Oku

  • sob: Bk. salt okunur bellek (-bed, -bing) içini çekerek ağlamak, hıçkırarak ağlamak, hüngür hüngür ağlamak Devamını Oku

  • started: Başlamak, koyulmak, yola çıkmak, kalkmak, hareket etmek, kaynaklanmak, fırlamak, çalışmak (motor), ürkmek, irkilmek, başlatmak, çalıştırmak, çıkarmak, kurmak, desteklemek, yöneltmek, tartışmaya açmak, ürkütmek, korkutup kaçırmak, gevşetmek BaşŸLat(Mak) Devamını Oku

  • karmak: Karıştırmak, birbirine katmak. Toz durumundaki bir şeyi sıvı ile karıştırarak çamur veya hamur durumuna getirmek. Devamını Oku

  • abstract: Çıkarmak, ayırmak veya tecrit etmek Çalmak, aşırmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar