Bühner hunisi sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte Bühner hunisi kelimesinin manası:

  1. Üzerine süzgeç kağıdının olduğu gibi yerleştirileceği tabanı bulunan porselenden yapılmış huni.

Bühner hunisi ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ağız hunisi: İlkel balıklarda vücudun ön kısmında bulunan, tulumba gibi çalışan ve dip kısmında ağız bulunan huni şeklindeki yapı. İlkel balıklarda vücudun ön kısmında bulunan, tulumba gibi çalışan ve dip kısmında ağız Devamını Oku

  • geri tepme hunisi: Gaz su ısıtıcısının üzerine konan ve baca gazlarının geriye tepmesini önleyen huni. Bk. geri tepme hunisi Devamını Oku

  • yüzer bölge: Kent içinde yerleşmesi vargısı verilmiş olmakla birlikte, hangi özgül noktada, kent kesiminde yerleştirileceğinin harita üzerinde belirlenmiş olmadığı, bunun şimdilik erken sayıldığı, belli bir işlevin görüldüğü yer. Devamını Oku

  • ayırma hunisi: Üst kısmı kapaklı, alt kısmı musluklu olan ve birbiriyle karışmayan sıvıları ayırmada kullanılan cam malzeme. Birbirine karışmayan iki sıvıyı ayırmaya yarayan, altı musluklu, özel bir huni türü. Devamını Oku

  • mount 2: Binek hayvanı. (mücevher için) yuva. kaide, taban, duraç, ayaklık, ayak. çerçeve. tırmanmak, çıkmak. üzerine çıkmak. (at, bisikletb.´ne) binmek; bindirmek. asmak. takmak. monte etmek, kurmak. (fotoğŸraf, pulb.´ni) kartonb.´nin üzerine yerleşŸtirmek; (mikroskopta incelenecek örneğŸi) lamın üzerine yerleşŸtirmek. başŸlatmak. yükselmek, artmak, çoğŸalmak. ” Devamını Oku

  • büyülü fener: Göstericinin ilkel biçimi, atası. (Önünde mercek, içinde ışık kaynağı bulunan bir karanlık kutudan oluşur. Merceğin odak noktasına yerleştirilen cama çekili resim, bu ışık kaynağının ve merceğin yardımıyla, görüntülük üzerine düşürülür). Devamını Oku

  • infundibulum: Huni Bk. huni Huni. Devamını Oku

  • bozulma bölgesi: Konutların ve öbür toplumsal hizmetlerin düşük nitelikli olduğu, insanları arasında da hırsızlık, saldırı, cinsel sapma ve sapıtmalar gibi türlü toplumsal bozuklukların yaygın bulunduğu yerleşme (genellikle kent) bölgesi. Devamını Oku

  • funnel: Huni; baca, boru funnel cloud bulut hortumu, bazen kasırga esna sında görülen huni şeklindeki bulut Baca gibi yapmak, huni biçimi vermek, akıtmak Devamını Oku

  • yerleşme tasarı: Belli büyüklükte bir nüfûsun, bir yerleşim yerine nasıl yerleştirileceğini gösteren tasar. bkz. düzentasar. Devamını Oku

  • yakalı kamçılı göze: (karşılık: koanosit), (Yun. khoane = huni, Yun.kytos = boşluk) Kamçısının dibinde huni biçiminde bir yaka bulunan özel bir göze tipi olup süngerlerin bağırsak boşluğunda raslanır. Devamını Oku

  • logaritma: Büyük çarpmaları, bölmeleri, kök ve kuvvet alışlarını yapabilmek için bulunan bir yol; biri geometrik, öbürü aritmetik olarak kurulan iki sayı dizisinden aritmetik olanın her sayısı, karşılaştığı geometrik sayının logaritmasıdır. Bir Devamını Oku

  • architrave: Mim sütunlar üzerine konulan ve üst kiriş makamında olan taban, taban. Sütun baş tabanı Devamını Oku

  • levanten: Yakın Doğu ülkelerinden olduğu hâlde Avrupalı gibi görünen Hristiyan, tatlı su Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Devamını Oku

  • inkılab alel akıb: Ökçeler üzerine dönmek demektir ki, asker yürüyüşünde olduğu gibi, tam sağdan veya soldan geri dönmektir. İki ökçeyi birden yerinde çevirmek suretiyle inkılab ale-l a’kıb, ayakları çaprazlaştırdığından yürümeyi imkansız bırakır. Kur’an’da bu tabir ya harbde firardan kinaye veya dinde irtidaddan mecaz olmak üzere iki manaya muhtemildir. (E.T.) (Osmanlıca’da yazılışı: inkılâb ale-l a’kıb) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar