bulge sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte bulge kelimesinin manası:

  1. Çıkıntı yapmak, şişmek, esnemek, pörtlemek
  2. Çıkıntı, şiş, tümsek
  3. B.D., (argo) üstünlük
  4. Bel vermek, esnemek
  5. Çıkıntı yapmak
  6. Pırtlamak
  7. Dışarı uğratmak, pırtlatmak, çıkıntı meydana getirmek.

Sponsorlu Bağlantılar

bulge ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bulge: Çıkıntı yapmak, şişmek, esnemek, pörtlemek Çıkıntı, şiş, tümsek Devamını Oku

  • bulge: Çıkıntı yapmak, şişmek, esnemek, pörtlemek Çıkıntı, şiş, tümsek Devamını Oku

  • create: Yaratmak, oluşturmak, yapmak, neden olmak; meydana getirmek; yetki vermek, atamak Yaratmak, vücuda getirmek Devamını Oku

  • produce 1: Üretmek, yapmak. (meyve/sebze) vermek. hazırlamak, yapmak. göstermek, ibraz etmek; çıkarıp göstermek, çıkarmak. (oyunu) sahneye koymak. (film) yapmak. -e yol açmak; -i meydana getirmek, -e neden olmak. (hayvan) doğŸurmak. (faiz) getirmek.” Devamını Oku

  • produce: Mahsul, ürün, hasılat Zerzevat, sebze. Devamını Oku

  • mound: Toprak yığını Küme, tümsek yer, tepecik Devamını Oku

  • created: Yaratmak, oluşturmak, yapmak, neden olmak; meydana getirmek; yetki vermek, atamak Yarat Devamını Oku

  • creating: Yaratmak, oluşturmak, yapmak, neden olmak; meydana getirmek; yetki vermek, atamak Yaratma Devamını Oku

  • did: Yapmak, etmek; tamamlamak, meydana getirmek; neden olmak; düzenlemek, temizlemek; rolünü üstlenmek; ilgilenmek; uymak; ayağını kaydırmak; dolandırmak (Argo) Devamını Oku

  • does: Do’nın 3’üncü tekil şahsı. Yapmak, etmek; tamamlamak, meydana getirmek; neden olmak; düzenlemek, temizlemek; rolünü üstlenmek; ilgilenmek; uymak; ayağını kaydırmak; dolandırmak (Argo) Devamını Oku

  • orada ıngilizce konuşan biri var mı: Do’nın 3’üncü tekil şahsı. Yapmak, etmek; tamamlamak, meydana getirmek; neden olmak; düzenlemek, temizlemek; rolünü üstlenmek; ilgilenmek; uymak; ayağını kaydırmak; dolandırmak (Argo) Devamını Oku

  • otelinizin saunası var mı: Do’nın 3’üncü tekil şahsı. Yapmak, etmek; tamamlamak, meydana getirmek; neden olmak; düzenlemek, temizlemek; rolünü üstlenmek; ilgilenmek; uymak; ayağını kaydırmak; dolandırmak (Argo) Devamını Oku

  • perform: Bir müzik eserini oluşturan notaları sese çevirme. Yapmak, icra etmek Devamını Oku

  • yield: Vermek, ödemek Mahsul vermek Teslim Devamını Oku

  • bounce: Sıçramak, sekmek, zıplamak (top) Gürültüyle veya hızla bir yere dalmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar