bunch up sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte bunch up kelimesinin manası:

  1. Birbirine kenetlen

bunch up ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • intertwine: Birbirine geçirmek, birbirine geçmek, birbirine dolaşmak Birbirine örmek veya sarmak Devamını Oku

  • intertwined: [intertwine] birbirine geçirmek, birbirine geçmek, birbirine dolaşmak SarılmışŸ, birlikte sarılmışŸ, birbirine geçirilmişŸ, birlikte dokunmuşŸ Devamını Oku

  • homologous: Birbirine benzer veya birbirine eşit homolog’ical birbirine eşit, müsavi Birbirine benzer, benzeş, müşabih homology benzeşim, benzeyiş Devamını Oku

  • dna ligaz: Deoksiribonükleik asit dizisinde nükleotitleri birbirine bağlayan bir enzim. İki DNA tek zincirini 3′-hidroksil ve 5′-fosfat grubundan fosfodiester bağıyla birbirine bağlayan ayrıca çift sarmallı DNA’daki kopuk tek zinciri de birbirine bağlayabilen Devamını Oku

  • iç direnç dönüştürgeci: İç dirençleri birbirine uymayan elektronik aygıtları ya da dalgalık ile almaçları birbirine bağlarken araya takılan ve iç dirençleri birbirine uygun duruma geçiren aygıt. Devamını Oku

  • rabbet: Oluk açmak, birbirine geçirmek, lambalı geçme yapmak Yiv, oluk Devamını Oku

  • intermixed: Birbirine karışŸmışŸ, birbirine karışŸtırılmışŸ, birbirine katılmışŸ; harmanlanmışŸ, karma Devamını Oku

  • bakışmak: İki veya daha çok kimse birbirine bakmak Örnek: Ev halkı birbirlerine bakışıyorlar, söyleyecek söz bulamıyorlar. S. M. Alus Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak Örnek: Eniştemle mürebbiyenin birbirine nasıl bakıştıklarına hiç dikkat ettin mi? H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • snarl up: Karışıklık, keşmekeş, birbirine girme Devamını Oku

  • karşıt akıntı: Çok kez boğazlarda görülen birbirine ters yönde biri üstte, öteki altta iki akıntının birbirine göre durumu. Devamını Oku

  • interweave: (wove, woven) beraber dokumak, dokuyarak birbirine birleştirmek Birbirine karıştırmak. Devamını Oku

  • interweave: (wove, woven) beraber dokumak, dokuyarak birbirine birleştirmek Birbirine karıştırmak. Devamını Oku

  • mülabeset: (Lebs. den) Karışma. Münasebet. Ülfet ve ihtilat etmek. Birbirine benzeyen iki şeyin karıştırılarak birbirine benzetilmesi. Devamını Oku

  • intermixture: Muhtelif şeylerin birbirine karışması Karışmış şey, ka rışım, halita Devamını Oku

  • karşıt anlamlılık: İki kelimenin birbirine aykırı, birbirine karşıt anlam vermesi durumu: açlık / tokluk, iyilik / kötülük, hastalık / sağlık, gençlik / ihtiyarlık, soğuk / sıcak, genişlik / darlık, vb… Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar