çatık sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte çatık kelimesinin manası:

  1. Çatılmış olan
    Örnek: O çatık kara kaşlı, al yanaklı hanımın kucağına oturmak lazım gelmişti. Y. K. Karaosmanoğlu

çatık ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kurusıkı atıcılık: Palavracılık Örnek: İster istemez bu kurusıkı atıcılıklarla yetinip gidiyordum. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • haşarılık: Haşarı olma durumu Örnek: Bize misafirliğe gelmiş olan haşarılığı ile meşhur genç bir akraba. Y. K. Karaosmanoğlu Haşarıca davranış. Devamını Oku

  • büyük: Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram) Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa Niceliği çok olan Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin Üstün niteliği olan Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç Yetişkin, belli bir yaşa Devamını Oku

  • çökmek: Bulunduğu düzeyden aşağı inmek, çukurlaşmak. Üzerinde bulunduğu yere yıkılmak. Devamını Oku

  • azatlık: Azat olma durumu, serbestlik Örnek: Hâlbuki, bir elçi için bu kadarcık bir azatlık, bu kadarcık bir nefes alma imkânı dahi yoktur. Y. K. Karaosmanoğlu Azat edilme vakti gelmiş olan (cariye, köle). Devamını Oku

  • evsel atık: Evde kullanımdan düşmüş, eskimiş, yıpranmış veya çöp durumuna gelmiş maddeler. Devamını Oku

  • çıkık: Bir kemik veya organın yerinden çıkmış olması. Yerinden çıkmış (kemik veya organ). Devamını Oku

  • perişanlık: Perişan olma durumu Örnek: Lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • bağrı yanık: Çok dert, acı, sıkıntı çekmiş, bağrı kara Örnek: Nice kahramanlar nice sultanlar / Gelmiş gitmiş bağrı yanık ozanlar. Âşık Veysel Devamını Oku

  • çatınmak: Kaşlarını çatıp surat asmak Örnek: Bazen kız, çatınmakta inat ederse birden hatırına her müşkülü halledecek bir çare gelmişçesine… H. Z. Uşaklıgil Devamını Oku

  • çatır çutur: Çatır çatır Örnek: Kapıya yüklenmiş ve çatır çutur kırarak içeriye girmiş. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • yapışık: Bir yere yapışmış olan. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan Örnek: Yapışık hemşireler gibi dünyaya beraber gelmişlerdi. H. C. Yalçın Dokunan, değen Örnek: Lavabonun duvara yapışık kıyısının üstüne konmuş bir diş fırçası gösteriyordu. Ç. Altan Devamını Oku

  • simsiyah: Çok kara, her yanı kara, kapkara Örnek: Karşımdaki karanlık odanın kapısı aralandı, simsiyah iki el dışarıya doğru uzandı. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • çatışkı: Yasaların veya önermelerin kendi aralarında çelişikliği, antinomi. Yasaların ya da önermelerin kendi aralarında çelişikliği. (Kant’ta) Usun kendi içinde zorunlulukla düştüğü çelişmeler. // Kant dört türlüçatışkı ayırır: 1- Sav: Evren, uzay Devamını Oku

  • çatık surat: Çatık yüz Örnek: … tepemde Topal Hocanın çatık suratını gördüm. Halikarnas Balıkçısı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar