celaleddini süyutı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte celaleddini süyutı kelimesinin manası:

  1. (Hi: 849 - 911) Abdurrahman bin Ebu Bekir Muhammed adı ile de anılır. Hadis imamı ve müctehid bir zattır. Mısırlıdır. Süyut şehrinde doğdu. Mısır'da vefat etti. Zamanının büyük İslam allamelerindendir. Asıl adı: Ebu Bekir oğlu Abdurrahman'dır. Tefsir, fıkıh, hadis ilmine dair eserleri vardır. Celaleddin Muhammed bin Ahmed Mısri'nin, İsra Suresine kadar yaptığı (Hi: 864'de vefat edince yarıda bıraktığı) tefsiri tamamlamıştır ve Celaleyn Tefsiri denmiştir. (Osmanlıca'da yazılışı: celaleddin-i süyûtî)

celaleddini süyutı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • süyutı: (Bak: Celaleddin-i Süyuti) (Osmanlıca’da yazılışı: süyutî) Devamını Oku

  • celaleddini harzemşah: (Vefatı M.: 1231) Mengü berdi (Allah verdi) ismi de verilir. Harzemşah soyunun 7nci ve son hükümdarıdır. Tarihte cesaret ve irfanı ile tanınmıştır. O zamanın deccalı olan Cengiz’in kahır ve şiddeti karşısında İran ve Turan korku ve zillete düştüğünde Celaleddin, Cengiz’in ordularını müteaddit defalar mağlub etmiştir. Kendisine pederinden şehzadelikten başka bir şey kalmadığı halde Harzem’de, Hind’de, Devamını Oku

  • mevlana celaleddini rumi: Hi: 672 de Belh’de doğdu. Konya’ya geldi ve yerleşti. Mühim eseri Farsça ve manzum yazdığı Mesnevi’sidir. İkişer mısralı kafiyeli şekilde olduğundan bu isim verilmiştir. Mevlevi Tarikatının piri ve serefrazıdır. (Osmanlıca’da yazılışı: mevlana celaleddin-i rumi) Devamını Oku

  • mawlana jalaluddin rumi: Mevlana celaleddin-i Rumi, Rumi, Mevlana, Celaleddin Rumi, Celaleddin Muhammed Rumi (1207-1273), Türk Sufi ve en büyük manevi şŸairlerden biri, teolog ve Sufizm öğŸreticisi Devamını Oku

  • büyut: (Beyt. C.) Beytler, evler. (Osmanlıca’da yazılışı: büyût) Devamını Oku

  • sukufu büyut: Evlerin damları. (Osmanlıca’da yazılışı: sukuf-u büyut) Devamını Oku

  • jellaladin mahommed akbar: Celaleddin Muhammed Ekber, (1542-1605) “şžah” olarak bilinen, 1556’dan 1605’e kadar MoğŸol imparatoru Devamını Oku

  • celaleddin: 1. dini savunan. 2. dinin ululadığı, övdüğü. celaleddin harizmşah: son harizm hükümdarı (öl. 1231). celaleddin rumi: ünlü türk mutasavvıfı, mevlana. – türk dil kuralı açısından “d/t” olarak kullanılmaktadır. Devamını Oku

  • imamı taberanı: (Süleyman bin Ahmed Taberani) Hadis alimidir. Şam’da Taberiyye’de doğmuş ve orada vefat etmiştir. (260-360) Kebir, Evsat ve Sagir hadis kitablarını yazmak için 33 sene Irak, Hicaz, Yemen, Mısır ve başka yerleri dolaşmıştır. (Osmanlıca’da yazılışı: imam-ı taberanî) Devamını Oku

  • imamı hanbelı: (Hi: 164-241) (Ahmed İbn-i Muhammed İbn-i Hanbeli) Hanbeli Mezhebinin imamı olup ezberinde bir milyon hadis vardı. Müsned adlı kitabında otuzbin hadis mevcuttur. Zühd ve takvası çok ileri idi. (K.S.) (Osmanlıca’da yazılışı: imam-ı hanbelî) Devamını Oku

  • kastalanı: (Hi: 851-923) (İmam-ı Ahmed İbn-i Muhammed) Büyük Şafii alimlerindendir. Çok eser yazmıştır. En meşhur eseri Mevahib-ül Ledüniyye’dir. Mısır’da vefat etmiştir. (Osmanlıca’da yazılışı: kastalanî) Devamını Oku

  • kudurı: (Hi: 362 – 428) Bağdadlıdır. Ahmed İbn-i Muhammed Bağdadi diye de anılır. Hanefi fıkıh alimlerindendir. Bu zatın, fıkha dair meşhur kitabının ismi de Kuduri’dir. (Osmanlıca’da yazılışı: kudurî) Devamını Oku

  • sıddık: Hiç yalan söylemeyen, doğru konuşan, sözünün eri. 1. çok doğru olan, hiç yalan söylemeyen. hakikati kabul eden ve onaylayan kişi. 2. kur’an’da peygamberleri vasfetmek, iman edenlerin sıfatı ve şehitlikten Devamını Oku

  • cabirülensarı: Cabir Bin Abdullah El-Ensari (R.A.) da denir. Meşhur sahabelerdendir. Bizzat Resul-i Ekrem’den (A.S.M.) ilim ve feyiz almış ve zamanında Medine-i Münevvere’nin müft–uşu– olmuştur. En çok hadis rivayetiyle meşhur olan altı sahabeden biridir. 1540 hadis rivayet etmiştir. 19 gazada hazır bulunmuştur. Hicri 73 tarihinde 94 yaşında Medine-i Münevvere’de vefat etmiştir. Akabe biatinde bulunan 70 Ensar’dan Medine’de Devamını Oku

  • süraka: (Ebu Süfyan Süraka b. Malik) Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam, Hz. Ebu Bekir ile beraber hicret için Mekke’den çıktıklarında, Kureyş Rüesasının mühim bir mal mukabilinde onları öldürmek için gönderdikleri cesur bir adam olup, Hz. Peygamber’in mu’cizesiyle atının ayakları kuma saplanmış ve bu üç def’a tekerrür etmiştir. O vakit anladı ki elinden bir şey gelmez. “El Aman!” Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar