çeşnici sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte çeşnici kelimesinin manası:

  1. Saraylarda ve büyük konaklarda yemek ve sofra işlerini yöneten kimse.
  2. Sikkelerin ayarını düzenleyen kimse.
  3. Tütün veya içkilerin tat ve niteliğini belirleyen kimse.
  4. Osmanlılarda basılacak altın ve gümüş paraların ayarını denetleyen görevli.

çeşnici ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kilerci: Saraylarda, büyük konaklarda kiler işlerini yöneten kimse. Devamını Oku

  • milli eğitim yönetmeni: İl millî eğitim örgütünün başı olan, bu yetkiyle il sınırları içindeki bütün eğitim ve öğretim çalışmalarını düzenleyen, denetleyen kimse. Devamını Oku

  • mektupçu: Osmanlılarda, bir resmî dairenin yazı işlerini yönetmekle yükümlü yüksek görevli kişi. Bir il idaresinin yazı işlerini yöneten görevli. Devamını Oku

  • defterdar: Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli. Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli. Devamını Oku

  • eğlendirici: Eğlendirme niteliği olan, eğlendiren kimse veya şey. Devamını Oku

  • alçacık eşeğe herkes biner: Güçsüz ve koruyucusuz bir kimseyi buyruk altına almak ve ezmek kolaydır. Devamını Oku

  • bostana dadanan eşeğin kuyruğu, kulağı olmaz: Çalıp çırpmayı alışkanlık edinen kimse yakalanıp ceza göre göre insanlıktan çıkar. Devamını Oku

  • acemi nalbant gvur eşeğinde öğrenir: Mesleğinde ustalığa erişmemiş kimse, ilk denemelerini gözden çıkarılabilecek malzeme üzerinde yapar. Devamını Oku

  • attan inip eşeğe binmek: Bulunduğu aşamadan daha aşağı düşmek. Bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak. Devamını Oku

  • sus eşiği: Yoğunlaştırıcı, gürültü süzgeci gibi efektler kullanılırken cihazın ses sinyalini hangi seviyenin altında keseceğini belirleyen ayar. Devamını Oku

  • züyuf akçe: Ayarı düşük para, sikke veya akçe. Devamını Oku

  • ayvaz: Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Devamını Oku

  • eş sıcak eğrisi: Sıcaklığın yeryüzünde veya bir bölgedeki dağılışını göstermek amacıyla düzenlenen haritalarda, eşit sıcaklıktaki yerleri birleştiren iç içe eğrilerden her biri, izoterm eğrisi. Devamını Oku

  • eşit: Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi Örnek: Bunlar bastonlarına dayanarak hep eşit adımlarla yürürler. S. Birsel Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse) Örnek: Herkes … kanun önünde eşittir. Anayasa Niteliği, değeri, biçimi, görünüşü bir olan. Devamını Oku

  • altın külçe standardı: Dolaşımda altın sikkelerin yer almadığı, buna karşılık yasal olarak dolaşımda bulunan kâğıt paranın, ülkedeki para yetkesine götürüldüğünde, karşılığında külçe altının alındığı sistem. krş. altın standardı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar