çığlık sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte çığlık kelimesinin manası:

  1. Acı, ince ve keskin ses, feryat, figan
    Örnek: İki kardeş güzel güzel oynarken ne oldu ise birdenbire bir ağlama, bir çığlık başladı. M. Ş. Esendal

çığlık ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • lamentation: Ağlayış, feryat, figan, inleme Yeremya Peygamberin Mersiyeler kitabı. Devamını Oku

  • ağaçlık: Ağaç öbeği. Ağacı bol olan yer Örnek: Kendilerini saklayabilmek için yan tarafa, ağaçlığa doğru koştular. M. Ş. Esendal (Dekorun üst kesimi ağaç dalları ve yeşillik kaplı olduğunda kullanılan deyim. Devamını Oku

  • sağlık: Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet. Vücudun iyi veya kötü olması durumu. Devamını Oku

  • acılık: Acı olma durumu Örnek: Göğsünde bir sızı, ağzında bir acılık duydu. Ö. Seyfettin Dokunaklılık, kederlilik, yaslılık Örnek: Yüreğinde derin bir üzüntüyle acılık vardı. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • sıkı fıkılık: Sıkı fıkı olma durumu Örnek: Devlet ileri gelenleriyle hoş geçinmek alışkanlığında olduğundan sıkı fıkılık politikası güdermiş. S. Birsel Devamını Oku

  • sülük: Sülüklerin örnek asalak hayvanı (Hirudo). Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan Devamını Oku

  • kül: Yanan şeylerden arta kalan toz madde Örnek: Ocağın külleri üstünde duran tenceredeki fasulyeyi bitirdiler. M. Ş. Esendal Bütün, tüm Örnek: Bir asırdan beri şiirimizi bir kül olarak göz önüne getirince bu misal canlanmaz mı? Y. K. Beyatlı Organik maddelerin tamamen yanması sonucu artakalan inorganik kısım. Devamını Oku

  • taşlık: Taşı bol, taşlı (yer) Örnek: Atları erlerden birine bıraktılar, inişli yokuşlu taşlık bir keçi yolundan yürüdüler. R. H. Karay Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb Örnek: Sokak kapısı vuruldu. Taşlıkta kadın sesleri duyuldu. M. Ş. Esendal Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı (II), konsa. Devamını Oku

  • sangılık: Sersemlik, şaşkınlık Örnek: Nen var, niçin böyle küskün duruyorsun, dediler.-Hiç, dedi, başımda bir sangılık var. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • sangılık: Sersemlik, şaşkınlık Örnek: Nen var, niçin böyle küskün duruyorsun, dediler.-Hiç, dedi, başımda bir sangılık var. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • dışkıl sadistlik aşaması: (Ruhsal çözümleme) Sevgeç gelişiminde ilk çocukluğun kız, erkek ayırımı döneminde, acı veren dışkılama içgüdülerinin güçlü olduğu basamak. Devamını Oku

  • kılçık: Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif. Devamını Oku

  • dalancılık: Besbeter Örnek: Kardeşi Vasfi kocasından beş beterdi. Babasından kalan servetin altından girip üstünden çıkmıştı. H. R. Gürpınar Dalancının işi veya mesleği. Devamını Oku

  • açlık: Aç olma durumu Örnek: Havada güzel güzel dönen bu kuşun, açlıkla, bu yılana saldıracağını hiç düşünmemiştim. M. Ş. Esendal Kıtlık. Aşırı istek içinde bulunma Örnek: İki arkadaş görülmemiş bir okuma açlığı içinde durmadan okuyordu. H. Devamını Oku

  • kırkyıl: Çok uzun süre Örnek: Eğer bu dehşetli muharebeler, bu ihtilaller, bu istilalar olmasa, kırkyıl askerî eczacı Yusuf Efendi olarak kalırdı. M. Ş. Esendal Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar