contain sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte contain kelimesinin manası:

  1. Kapsamak, içermek, eşit olmak, içine almak, ihtiva etmek, frenlemek; tutmak, zaptetmek
  2. Kapsamak, içine almak, ihtiva etmek, havi olmak, şamil olmak
  3. Sınırlamak, tahdit etmek
  4. Kontrol altma almak

contain ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • contained: [contain] kapsamak, içermek, eşit olmak, içine almak, ihtiva etmek, frenlemek; tutmak, zaptetmek Kapsanan, tutulan, dahil, oluşŸmuşŸ; bastırılmışŸ, kontrol altında tutulan Devamını Oku

  • include: İşine almak, kapsamak, şamil olmak, ihtiva etmek, dahil etmek, hesaba katmak İçermek, kapsamak, içine almak, katmak, dahil etmek Devamını Oku

  • govern: Yönetmek, idare etmek, hükmetmek, hüküm sürmek, kontrol etmek, frenlemek, zaptetmek, mürebbiyelik yapmak, almak [dilb.] İdare etmek, hükümet sürmek Devamını Oku

  • govern: Yönetmek, idare etmek, hükmetmek, hüküm sürmek, kontrol etmek, frenlemek, zaptetmek, mürebbiyelik yapmak, almak [dilb.] İdare etmek, hükümet sürmek Devamını Oku

  • cover: Kapak, örtü Batlaniye Cilt Devamını Oku

  • comprise: Kapsamak, ihtiva etmek. Kapsamak, içermek, içine almak, ihtiva etmek; oluşmak Devamını Oku

  • comprised: [comprise] kapsamak, içermek, içine almak, ihtiva etmek; oluşmak OluşŸ Devamını Oku

  • restrain: Tutmak, geri tutmak, zaptetmek, yasaklamak, sımrlamak Alıkoymak, engellemek, tutmak, baskı altında tutmak, bastırmak, frenlemek, dizginlemek, hapsetmek, sınırlamak, kısıtlamak Devamını Oku

  • constrain: Zorlamak, mecbur etmek; sınırlamak; baskı yapmak; tutmak, alıkoymak, menetmek Zorlamak, mecbur etmek, mecbur tutmak, zorla yaptırmak Devamını Oku

  • check: Karşılaştırmak, kontrol etmek, gözden geçirmek, denetlemek, çek yazmak, çek keşide etmek; durdurmak; şah demek; frenlemek, kısmak, alıkoymak, tutmak; gemlemek; kontrol işareti koymak, emanete bırakmak, karelerle kaplamak Durdurmak, birden durdurmak Devamını Oku

  • contain to: içermek,kapsamak,ihtiva etmek Devamını Oku

  • comprise to: kapsamak,içermek,ihtiva etmek Devamını Oku

  • embrace: Mahkemeyi tesir altında bırakmaya çalışmak. Kucaklamak, bağrına basmak, sevmek Devamını Oku

  • curb: Sokak kaldırımının kenar taşı Fren, mâni, engel Devamını Oku

  • engross: Dalmak, dikkatini vermek, cezbetmek, çekmek, tekeline almak, hazırlamak, temize çekmek, resmi dille yazmak Tutmak, zaptetmek, işgal etmek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar