cürcanı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte cürcanı kelimesinin manası:

  1. (Abdülkahir) Hicri beşinci asrın ikinci yarısında yaşamış büyük alimlerden ve Arapçanın dahi mütehassıslarındandır. Dindarlığı ve takvası da çok ileri olduğu nakledilir... Asıl adı: Abdülkahir-el Cürcani olan bu Zatın ilk tahsilini memleketi Cürcan'da yaptığı biliniyor. Adı ve künyesi şu şekilde oluyor: Eş-Şeyh Ebu Bekir Abdulkahir bin Abdurrahman. Bütün cihetleri ile beğenilen bir zat olmuştur. Hakkında deniyor ki: Namazda iken evine bir hırsız girse, bulduğu bir takım şeyleri alır. Cürcani hırsızı gördüğü halde namazına devam eder ve bozmaz... Vefat tarihi Hi.471 senesidir. (K.S.) (Osmanlıca'da yazılışı: cürcanî)

cürcanı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • abdulkahiri cürcanı: (Bak: Cürcani) (Osmanlıca’da yazılışı: abdulkahir-i cürcanî) Devamını Oku

  • tanırcan: Tanır-can. cana yakın. çabuk tanışıp yaklaşan Devamını Oku

  • başlatıcı ve hızlandırıcı madde: Kolay alevlenebilen, üzerine döküldükleri maddenin tutuşma sıcaklığının üstünde bir ısı çıkararak onların çabuk tutuşmasını sağlayan benzin, motorin, gazyağı, tiner gibi madde. Devamını Oku

  • başlatıcı ve hızlandırıcı madde: Kolay alevlenebilen, üzerine döküldükleri maddenin tutuşma sıcaklığının üstünde bir ısı çıkararak onların çabuk tutuşmasını sağlayan benzin, motorin, gazyağı, tiner gibi madde. Devamını Oku

  • ayırıcılık gücü: Bir ölçek sınarının, ölçeğe göre yüksek sayıl alanlarla düşük sayıl alanlar (yandaşlarla karşıtlar) arasında ayrım gözetme yeteneği. Devamını Oku

  • yansıtıcı yayındırıcı: Önünde yarı saydam cam bulunan, ışığı hem yansıtarak hem de yayındırarak veren işlik ışıtacı. Devamını Oku

  • özdönüştürücü karartıcı: Yalnızca dalgalı akımda en çok kullanılan ve sevilen karartıcıdır. Bu karartıcı insan gözüne uygun biçimde derecelendirilmiş olarak ışıtaca giden voltajı istendiği gibi azaltıp çoğaltabilir. Bunların «autrastat», «powerstat», «variac» ve «radiastat» türleri vardır. Devamını Oku

  • alıcı dalgalık gücü: Alıcı dalgalığın gücü. Devamını Oku

  • celaleddini süyutı: (Hi: 849 – 911) Abdurrahman bin Ebu Bekir Muhammed adı ile de anılır. Hadis imamı ve müctehid bir zattır. Mısırlıdır. Süyut şehrinde doğdu. Mısır’da vefat etti. Zamanının büyük İslam allamelerindendir. Asıl adı: Ebu Bekir oğlu Abdurrahman’dır. Tefsir, fıkıh, hadis ilmine dair eserleri vardır. Celaleddin Muhammed bin Ahmed Mısri’nin, İsra Suresine kadar yaptığı (Hi: 864’de vefat Devamını Oku

  • vıcıklamak: Sulu veya yumuşak şeyleri avuç içinde ezmek, vıcık duruma getirmek. Devamını Oku

  • hemofili C: Faktör XI yetersizliği sonucu kanın pıhtılaşmasının aksaması. Yetersizlik sığırlarda çekinik özellikte iken, köpeklerde olasılıkla baskın özelliktedir, faktör XI yetersizliği. Devamını Oku

  • yaratıcı çalışma: İnsan çalışmasının gereçlerde, bilimde, sanatta ve öbür çalışma alanlarında yeni. ve özgen şeyleri ortaya çıkarması. Devamını Oku

  • tanıtıcı: Tanıtma işini yapan, tanıtan. Piyasaya yeni çıkarılmış ilaç, kitap vb. şeyleri tanıtan kimse, propagandist. Devamını Oku

  • cımbız: Kıl vb. ince şeyleri tutmak veya çekmek için kullanılan küçük maşa Örnek: Bir elinde cımbız, bir elinde ayna / Umurunda mı dünya? O. V. Kanık Özellikle dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri temizlemekte kullanılan el aracı. Devamını Oku

  • vıcık vıcık: Kıvamı çok gevşemiş, yumuşamış, sulu Örnek: Pençesiz pabuçların içinde vıcık vıcık olmuş çoraplar. T. Buğra Ciddi olmayan, özden yoksun olan, değersiz. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar