dc coupling sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte dc coupling kelimesinin manası:

  1. Doğrudan bağlaşım
  2. Doğru akım bağlaşımı

dc coupling ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • direkt: Dolaysız, aracısız. Doğru olarak, hiçbir yerde durmadan, duraksız, doğruca. Devamını Oku

  • kesin alım: Açık piyasa işlemleri çerçevesinde merkez bankasının piyasadan doğrudan menkul değer satın alması. Bir menkul değerin doğrudan alımı. Devamını Oku

  • alıcı yönetmeni: Alıcıyı doğrudan doğruya çalıştıran ve yöneten, alıcı hareketlerini gerçekleştiren, görüntülerin filme alınmasını sağlayan kimse, kameraman, çekimci. Televizyon alıcısını doğrudan çalıştıran kimse, kameraman. Devamını Oku

  • kesin satış: Açık piyasa işlemleri çerçevesinde merkez bankasının geri almamak üzere piyasaya doğrudan menkul değer satması. Bir menkul değerin doğrudan satımı. Devamını Oku

  • bilavasıta: Vasıtasız, araçsız, aracısız olarak, doğrudan doğruya. Vasıtasız. Araya biri girmeden, doğrudan doğruya. (Osmanlıca’da yazılışı: bilâ-vasıta) Devamını Oku

  • dolaysız vergi: Yükümlüsü önceden bilinenden doğrudan doğruya alınan vergi. Gelir ve servet üzerinden yükümlüden doğrudan alınan vergi. Devamını Oku

  • dolaylı maliyet: Doğrudan doğruya belirli bir üretim birim veya hacmiyle ilişkili olmayan, bakım, onarım, yönetim, denetim ve vergiler dolayısıyla işletmenin katlandığı maliyet. krş. doğrudan maliyet Devamını Oku

  • direct 1: Direkt, doğŸrudan, dolaysız. açık, kesin. toksözlü. doğŸrudan doğŸruya, doğŸruca, direkt. Devamını Oku

  • debiting by authority: DoğŸRudan borçlandırma, hesap sahibinin kabulü ile bankanın doğŸrudan borçlandırması Devamını Oku

  • sezgi: Sezme yeteneği, feraset Örnek: Kaynana, yaman halk kadını sezgisi ile teşhisi koymuştur. H. Taner Sezme gücü yerinde olan kimse. Gerçeğin deneye veya akla vurmadan doğrudan doğruya kavranması. Devamını Oku

  • lineal: Doğrudan doğruya soydan olan Çizgisel, doğrudan doğruya Devamını Oku

  • transit: Bir yerden, dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçme Örnek: İhtarlı, doğrudan doğruya yahut transit olarak bir tomar telgraf yığılmış olduğunu ben görmüştüm. F. R. Atay Millî topraklardan geçiş sırasında, hiç durmadan geçen mallar için gümrüksüz geçme. Devamını Oku

  • direct: Yönetmek, idare etmek, yöneltmek, direktif vermek, komuta etmek, yönlendirmek; yol göstermek; adres yazmak (gönderiye); atfetmek; emretmek İdare etmek, tanzim etmek, emretmek Devamını Oku

  • iç salgı bezi: Salgısı bir boşaltım kanalı yerine doğrudan doğruya kana karışan bez. (Yun. endos: içinde; krinein: ayırmak) Salgısını bir kanal aracılığı olmaksızın doğrudan kana veren bezlerden herhangi biri. Pankreasın alfa hücrelerinin glukagon Devamını Oku

  • kavrayış: Kavrama, anlama, algılama yetisi. Motorlu araçlarda lastiğin tam olarak yolu kavraması. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar