deaths head sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte deaths head kelimesinin manası:

  1. Kurukafa, kurukafa şekli, bir tür pervane
  2. Kurukafa, kurukafa şŸekli, bir tür pervane (Yazılışı: death's head)

deaths head ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • head 1: BaşŸ; kafa; kelle. şŸef, başŸ, başŸkan: the head of the math department matematik bölümü başŸkanı. başŸ yer, başŸ taraf, ön taraf, başŸ: Go to the head of the line. Sıranın başŸına geç. She was at the head of the stairs. Merdivenlerin başŸındaydı. (sebzede) başŸ: She bought two heads of cabbage. İki başŸ lahana aldı. kaynak, Devamını Oku

  • be at deaths door: Can çekişmek Can çekişŸmek (Yazılışı: be at death’s door) Devamını Oku

  • heads up display: (madeni paralarda) tura, üstü veya arkası yüze bakacak şŸekilde olması (yazıdan farklı olarak) Türetilmiş Kelimeler (bis) head, head 1, head 2, head Devamını Oku

  • hammer an idea into ones head: Birinin kafasına bir fikir sokmak, bir fikri tekrar tekrar söylemek (Yazılışı: hammer an idea into one’s head) Devamını Oku

  • heap coals of fire on ones head: Kötülüğe iyilikle karşılık vermek KötülüğŸe iyilikle karşŸılık vermek (Yazılışı: heap coals of fire on one’s head) Devamını Oku

  • heap coals of fire on someones head: Kötülük yapana iyilikle cevap vererek suçluluk duymasını sağŸlamak, düşŸmanın kendini suçlu hissetmesini ve yaptıklarından pişŸmanlık duymasını sağŸlayarak kötülüğŸü iyilikle ödemek (Yazılışı: heap coals of fire on someone’s head) Devamını Oku

  • head 2: BaşŸ, başŸta olan; başŸa ait. (bir şŸeyin) başŸkanlığŸını yapmak/başŸkanı olmak: Who heads this outfit? Buranın başŸkanı kim? -in birincisi olmak: She headed her class. Sınıfının birincisiydi. for -e gitmek; -in istikametini tutmak, -e doğŸru gitmek: You´re heading for trouble. Bu gidişŸle başŸın belaya girecek. towards -e doğŸru yöneltmek: Head your horses towards Kangal! Atlarınızı Kangal´a Devamını Oku

  • clap a hat on ones head: Şapkayı kafasına geçirmek ŞŸapkayı kafasına geçirmek (Yazılışı: clap a hat on one’s head) Devamını Oku

  • get it into ones head: Kafasına koymak Kafasına koymak (Yazılışı: get it into one’s head) Devamını Oku

  • talk above smb.s head: Anlayamayacağı şekilde konuşmak AnlayamayacağŸı şŸekilde konuşŸmak (Yazılışı: talk above smb.’s head) Devamını Oku

  • fan: Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç. Devamını Oku

  • slipstream: Pervane arkasındaki hava cereyanı. Pervane rüzgarı Devamını Oku

  • have ones head in the clouds: Aklı bir karış havada olmak, dalgın olmak, hayal aleminde olmak Aklı bir karışŸ havada olmak, dalgın olmak, hayal aleminde olmak (Yazılışı: have one’s head in the clouds) Devamını Oku

  • şaft: Bir makinenin dönme hareketini öteki parçalara aktaran ve ucuna dişli çarklar, tekerlekler veya pervane bağlanan demir mil Örnek: Çok geçmiyor, şaftın dönmesiyle pervane çalışıyor. Z. Selimoğlu Bk. dingil Devamını Oku

  • skull and crossbones: Kurukafa resmi, korsan bayrağı işareti Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar