degranülasyon sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte degranülasyon kelimesinin manası:

  1. Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplâzmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması.
  2. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb. hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılarak kaybedilmesi.
  3. Yerel iltihaplanmalarda veya bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler gibi hücrelerin sitoplazmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması.

degranülasyon ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • degranülasyon: Yerel iltihaplanmalarda ya da bazı alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb.nin sitoplâzmasında bulunan granüllerin hücre dışına bırakılması. Yerel yangılarda veya kimi alerjik durumlarda mast hücreleri, bazofil lökositler vb. hücrelerin Devamını Oku

  • granülasyon: Taneciklenme Dokuların içinde anormal olarak meydana gelmiş olan küçük sertçe kitleler veya granüller. Devamını Oku

  • taşkın granülasyon dokusu: Granülasyon dokusunun gereksinimden fazla oluşarak ve yara yüzeyinden taşmasıyla belirgin bozukluk. Atlarda kötü kan dolaşımı, çok az yumuşak doku, yetersiz drenaj ve aşırı hareketin varlığı gibi nedenlerle bacakların alt kısımlarındaki yaralanmaların ciddi bir komplikasyonudur. Devamını Oku

  • bazofil: Alkali özelliği üstün olan bitki. (Yun. basis: baz; philein: sevmek) Bazseven; bazik boyalara karşı bir çekimi olan. Devamını Oku

  • elektroejekülasyon: Elektrik akımı kullanarak spermanın penisten fışkırır biçiminde dışarı atılmasını sağlayan yöntem. Devamını Oku

  • manipülasyon: İnsanları kendi bilgileri dışında veya istemedikleri hâlde etkileme. Seçme, ekleme ve çıkarma yoluyla bilgileri değiştirme. Devamını Oku

  • siklofotokoagülasyon: Glakomun tedavisinde korpus siliarenin lazerle yıkımlanarak sıvı üretiminin azaltılması. Devamını Oku

  • kan dokusu: Granüllü lökositler (nötrofil, bazofil, eozinofil lökositler), granülsüz lökositler (lenfositler, monositler), kan pulcuklan (trombositler) gibi kanın şekilli elemanlarıyla hücreler arası maddesi plâzma denilen sıvıdan oluşan, içinde %7 oranında plâzma proteinleri (albumin, alfa, beta, gama globulinler, fibrinojen vb.), %0.09 oranında inorganik tuzlar, %10 oranında çeşidi organik bileşikler (amino asitler, vitaminler, hormonlar ve lipoproteinler vb.) içeren ve hücrelerin Devamını Oku

  • eozinofil lökosit: (Yun. eos: şafak; philein: sevmek) Sitoplâzmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, bazı patolojik durumlarda sayısı artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi. Devamını Oku

  • modülasyon: Bir sesin yayılmasında ortaya çıkan yeğinlik, vurgu, ton değişimlerinden her biri. Bir dalganın genlik, evre ve sıklığının bir yasaya göre zaman içinde farklılaşması. Devamını Oku

  • akyuvar: Kan ve lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit. (Yun. leukos: ak; kytos: hücre) Sitoplâzmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil Devamını Oku

  • artikülasyon: Boğumlanma. Eklemleme Devamını Oku

  • eksartikülasyon: Eklemde yapılan kesme işlemi. Devamını Oku

  • dezartikülasyon: Kol ve bacakların eklemden kesilmesi işlemi, disartikülasyon. Devamını Oku

  • disartikülasyon: Dezartikülasyon. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar