dejvu sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte dejvu kelimesinin manası:

  1. Bayat konu
  2. Bunu evvelden görmüştüm duygusu.

Sponsorlu Bağlantılar

dejvu ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • anticipation: Güvenle bekleme Önceden yapma Evvelden Devamını Oku

  • dil duygusu: Dil bakımından doğruyu ve güzeli seçme duygusu: Türkdil duygusu, Almandil duygusu, İngilizdil duygusu vb, Devamını Oku

  • sevi: Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, aşk Örnek: Ben gelmedim dava için / Benim işim sevi için. Yunus Emre Başka bir kişi ya da varlığa karşı duyulan, cinsel yönü olan ya da olmayan güçlü bir yakınlık ya da bağlılık duygusu. Devamını Oku

  • canlılaştırma: (Söz sanatı terimi) Duygusu ve hareketi veya konuşması olmıyan şeyleri insan gibi duyar, hareket eder, konuşur bir halde anlatma. Devamını Oku

  • umut: Ummaktan doğan güven duygusu, ümit Örnek: Bu umudum, şimdi yavaş yavaş ölüyor. H. E. Adıvar Bu duyguyu veren kimse veya şey Örnek: Bir tek umut, bir avuç askerde ve Mustafa Kemal denen bir isimdedir. F. R. Atay ummaktan doğan, güven duygusu, ümit Devamını Oku

  • kuvvei lamise: Dokunma ve hissetme duygusu. Sertliği ve yumuşaklığı anlama duygusu. (Osmanlıca’da yazılışı: kuvve-i lâmise) Devamını Oku

  • utanma: Duygusu. Utanmak durumu, teeddüp Utanma Devamını Oku

  • nüfusbilim: İnsan nüfusunun durum ve gelişimini konu alan ve bunu özellikle sayısal verilerle belirleyen bilim dalı. Devamını Oku

  • sanat üzerine film: Konu olarak herhangi bir sanat ürününü (tablo, yontu, anıt, yapı, vb.) ele alan, bunu belirli bir deyiş ve anlatışla açıklayan film çeşidi. Devamını Oku

  • acımasız: Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce Örnek: Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız… N. Cumalı Devamını Oku

  • chorus: Asıl sese, ona çok yakın frekansta sesler ekleyerek eserin birden fazla çalgıyla seslendirildiği duygusunu uyandıran efekt ve bunu sağlayan cihaz. Koro, koro parçası Devamını Oku

  • ödev: Yapılması, yerine getirilmesi, insanlık duygusu, töre ve yasa bakımından gerekli olan iş veya davranış, vazife, vecibe Örnek: Doktor da rahattır. Ödevini yapmıştır. H. Taner Öğretmenin öğrencilere okul dışında yapmaları için verdiği çalışma. Yapmak Devamını Oku

  • chestnut: Kestane, kestane rengi, doru, bayat espri, bayat fıkra Kestane, Castanea dentata: kestane kerestesi: kestane rengi Devamını Oku

  • lamise: Dokunum. Anten. Duyarga. Devamını Oku

  • cut and dried: Hazır, önceden planlanmış, yavan, eski, bayat, sıradan, sıkıcı Hazır, önceden planlanmış, eski, bayat Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar