demirli sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte demirli kelimesinin manası:

  1. İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan.
  2. Demir parmaklık veya demir bir parça takılmış olan
    Örnek: Önüne bakmadığı için ucu demirli kunduraları köprü dubalarının çivilerine takılıp tökezliyor. B. Felek
  3. Bağlanıp kalmış
  4. Demir atmış (gemi).
  5. Temel birleşeni demir olan.

demirli ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • taşlı demirli göktaşı: Çok karışık yapımlı, nikelli demir ve silisyum tuzu karması olan bir göktaşı (meteorit). Devamını Oku

  • taş demirli göktaşı: İçindeki demir ve taş nicelikleri hemen hemen eşit olan göktaşı türü. Devamını Oku

  • demirli beton: Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, betonarme. Devamını Oku

  • demirli göktaşı: Demir ve nikel oranı yüksek bir göktaşı türü. Devamını Oku

  • demirli sirke asidi: Ağacı külrengine ya da kara renge boyamada kullanılan, suda erir, yeşil kristalleri olan bir madde. Devamını Oku

  • chalybeate: Demirli, içinde demir tuzları olan Demirli su veya ilâç. Devamını Oku

  • merdiven korkuluğu: Merdivenlerin boşluk tarafındaki demir veya ahşap parmaklık, tırabzan Örnek: Merdiven korkuluğu demek olan tırabzanın başındaki direk başlığa tırabzan babası denir. B. Felek Devamını Oku

  • demir: İnsan veya hayvan memesi. Bu elementten yapılmış Örnek: Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular. P. Safa Bazı nesnelerin demirden yapılmış parçası. Devamını Oku

  • ızgara: Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir. Devamını Oku

  • gerçek: Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Devamını Oku

  • korkuluk: Tarla, bağ ve bahçelerde kuşların zarar vermesini önlemek için konulan, insana benzer kukla. Düşme tehlikesi olan yerlere çekilen duvar veya parmaklık Örnek: Eskiden köprünün güney kıyısında demir parmaklıklı bir korkuluk vardı. N. Devamını Oku

  • portcullis: Bir kale veya müstahkem yere girilmesini önlemek için indirilen demir parmaklık. Kale kapısı, demirli kale kapısı Devamını Oku

  • öz: Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan “Kendine, kendi kendini” anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin en kuvvetli Devamını Oku

  • siderit: İçinde yalnız demir ve nikel bulunan gök taşı. Sideroz. Devamını Oku

  • parmaklıklı: Parmaklığı olan Örnek: Ayaklarımın ucunda yükselerek onun demir parmaklıklı penceresine bir göz atıyordum. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar