dikiz etmek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte dikiz etmek kelimesinin manası:

  1. Gözetlemek: “İsterseniz siz masanın altından dikiz edin ama belli olmasın.” -R. N. Güntekin.

dikiz etmek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • dikiz aynası: Taşıtlara veya yol dönemeçlerine arka tarafı görebilmek için konulan ayna Örnek: Gözü arabanın dikiz aynasına ilişince yeniden sol gerisinde o siyah taksiyi seçer gibi oluyor. A. İlhan Devamını Oku

  • dikizlemek: Sezdirmeden bakmak, gözetlemek, dikiz etmek. (Kar.) Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından kullanılan ve “gözetlemek” anlamına gelen argo sözcük. Devamını Oku

  • tehdit etmek: Gözdağı vermek Örnek: Masanın üstündeki mektupla gözlüğü göstererek beni tehdit etti. R. N. Güntekin Tehlikeli bir durum yaratmak. Devamını Oku

  • dikiz: Bakma, gözetleme, erkete. Devamını Oku

  • icmal etmek: Özetlemek. Devamını Oku

  • telhis etmek: Özetlemek. Devamını Oku

  • tarassut etmek: Gözlemek, gözetlemek. Devamını Oku

  • erketecilik etmek: Gözetlemek: “Hırsızlara erketecilik ettiğini anladı.” -Ö. Seyfettin. Devamını Oku

  • çark etmek: Bir doğrultuda giden kimse, şey sağa veya sola doğru yön değiştirmek Örnek: Küçük hizmetçi masanın öbür ucundan yarım sağa çark ederek elektrik düğmesine doğru döndü. S. F. Abasıyanık Mek. Savunduğu düşünceden vazgeçmek. Devamını Oku

  • aptallık etmek: Aptalca davranmak veya aptalca iş görmek Örnek: Sen bombayı masanın örtüsü altına koyduğuna aptallık etmişsin. H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • aptallık etmek: Aptalca davranmak veya aptalca iş görmek Örnek: Sen bombayı masanın örtüsü altına koyduğuna aptallık etmişsin. H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • park etmek: Taşıtları trafik kuralları bakımından uygun bir yerde belli süre bırakmak Örnek: Kamyonlar, pikaplar arka arkaya park etmiş duruyorlardı yan sokaklarda. Ç. Altan Devamını Oku

  • takip etmek: Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitmek, izlemek Örnek: Kocası okurken gözleriyle satırları takip ediyor, elleriyle boncuk çantasını ovalıyordu. Ö. Seyfettin Belli bir yöne gitmek. Uymak, bir şeyi izlemek. Devamını Oku

  • bedbaht etmek: Üzmek Örnek: Beni böyle olmayacak hayallere düşürerek büsbütün bedbaht etmeyiniz. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • hayret etmek: Şaşmak, şaşırmak, şaşakalmak Örnek: Bunları oyuncak sanır ve niçin satmadığına hayret ederdi. R. N. Güntekin Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar