dipyüzey sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte dipyüzey kelimesinin manası:

  1. Bir resimde en arkada kalan yüzey.

dipyüzey ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • behindhand: GecikmişŸ, geri kalan, geç kalan, arkada kalan, yetişŸemeyen; geri kafalı (Argo); zamana ayak uyduramayan Devamını Oku

  • yoldaş: Yol arkadaşı. Arkadaş, dost Örnek: Bizim kadın kimsesizdir, bir can yoldaşı yok. M. Ş. Esendal Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri. Devamını Oku

  • yerin yarıgölgesi: Yer ve Güneş kürelerine dıştan içten çizilen teğetlerin oluşturduğu konilerden arkada kalan iki yan koni. Devamını Oku

  • arkadaşlık: Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet Örnek: Kısa zamanda, unutamayacağım arkadaşlıklar kazandım. T. Buğra Devamını Oku

  • arkadaşlık: Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet Örnek: Kısa zamanda, unutamayacağım arkadaşlıklar kazandım. T. Buğra Devamını Oku

  • nedim: Arkadaş, yakın dost. Yüksek makamdaki kişileri hoş sözlerle, güzel fıkra ve hikâyelerle eğlendiren kimse. Devamını Oku

  • içdüzey: İçyapıların, tane sınırı ve oynağa benzer yapısal kusurlarının dışında kalan bölgelerinin tümü. Devamını Oku

  • nedime: Hanım arkadaş. Hanım sultanın, yüksek makamda bulunan kadınların yardımcısı olan hanım. Devamını Oku

  • chum: Yem olarak kullanılan yağlı balık parçaları. (-med -ming) yakın arkadaş, samimi dost Devamını Oku

  • surviving: SağŸ kalan, hayatta kalan, kalan, geride kalan, geriye kalan Devamını Oku

  • terfik: Bir kimseyi arkadaş olarak yanına alma. Arkadaş olarak yanına bir kimse verilme. Devamını Oku

  • refakat: Arkadaşlık etme, birlikte bulunma Örnek: Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti? A. Ş. Hisar Eşlik etme. refildik arkadaşlık, yoldaşlık Devamını Oku

  • arka: Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Devamını Oku

  • consort: Refakat etmek, arkadaşlık etmek, eşlik etmek, birlikte vakit geçirmek, hayatını paylaşmak; bağdaşmak; uymak Arkadaş Devamını Oku

  • refik: Arkadaş, dost Örnek: Bey oğlum, bu zat benim en aziz, en eski refikimdir. Ö. Seyfettin Koca, eş, zevç. Arkadaş, yoldaş. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar