discharged from a hospital sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte discharged from a hospital kelimesinin manası:

  1. Taburcu

discharged from a hospital ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • be discharged: Serbest bırakılmak, azledilmek, taburcu edilmek, tahliye edilmek, eve gönderilmek (hastane vs’den) Devamını Oku

  • discharged: [discharge] ateşlemek, ateş etmek; deşarj etmek, boşaltmak, boşalmak; görevden almak, işten atmak, tahliye etmek, işten kovmak, atmak, terhis etmek; taburcu etmek; serbest bırakmak; muaf tutmak; ödemek, yerine getirmek; akmak; iltihap çıkmak Devamını Oku

  • pazartesi: Haftanın ikinci günü, pazar ile salı arasındaki gün Örnek: Cumartesiye, olmazsa pazartesiye taburcu edeceğiz. H. Taner Devamını Oku

  • deinstitutionalize: (Amerikan İngilizcesi) toplum içine yerleşŸtirmek amacıyla (örneğŸin bir akıl hastasını) kurumsal bir bakım yerinden taburcu etmek; kötüye çıkmışŸ adını temizlemek amacıyla bir kurumda yeniliğŸe gitmek (deinstitutionalise olarak da yazılır) Devamını Oku

  • deinstitutionalise: (Britanya İngilizcesi) toplum içine yerleşŸtirmek amacıyla (örneğŸin bir akıl hastasını) kurumsal bir bakım yerinden taburcu etmek; kötüye çıkmışŸ adını temizlemek amacıyla bir kurumda yeniliğŸe gitmek (deinstitutionalize olarak da yazılır) Devamını Oku

  • formalite: Yöntem veya yasaların gerektirdiği işlem. Önem verilmediği hâlde bir zorunluluğa bağlı olarak yapılan biçimsel davranış Örnek: Bir, iki formalite sualinden sonra taburcu edilen birkaç çocuk… R. N. Güntekin Yerine getirilmesi kanunca zorunlu kılınan Devamını Oku

  • discharge 2: BoşŸAltma, akıtma; boşŸalma, akma, dökülme. çıkarma, dışŸarı verme. elek. deşŸarj olma, boşŸalma; elektrik akımını boşŸaltma. ateşŸ etme. işŸten çıkarma. (borç) ödeme. (görevi) yerine getirme. terhis. tahliye etme, serbest bırakma; taburcu etme. 10. (yükü) boşŸaltma; (yolcuları) indirme. 11. tıb. akıntı.” Devamını Oku

  • discharge 1: BoşŸAltmak, akıtmak; boşŸalmak, akmak, dökülmek: discharge cargo yükü boşŸaltmak. That pipe is discharging sewage into the river. O boru ırmağŸa lağŸım suyu boşŸaltıyor. çıkarmak, dışŸarı vermek. elek. deşŸarj olmak, boşŸalmak; elektrik akımını boşŸaltmak. (top, tüfekb.´yle) ateşŸ etmek. işŸten çıkarmak. (borç) ödemek. (görevi) yerine getirmek. terhis etmek: The army will discharge those soldiers next week. Ordu Devamını Oku

  • discharge: Ateşlemek, ateş etmek; deşarj etmek, boşaltmak, boşalmak; görevden almak, işten atmak, tahliye etmek, işten kovmak, atmak, işten çıkarmak, terhis etmek; taburcu etmek; serbest bırakmak; muaf tutmak; ödemek, yerine getirmek; akmak; iltihap çıkmak Devamını Oku

  • şeker: Kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Devamını Oku

  • to be discharged: Boşalmak Devamını Oku

  • hospital: Hastane Eski darülaceze. Hastane, bakımevi, Devamını Oku

  • cottage hospital: Sağlık ocağı, küçük hastane Devamını Oku

  • enter a hospital: Hastaneye yatmak Devamını Oku

  • hospital care: Hastane bakimi Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar