dolaylı vergiler sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte dolaylı vergiler kelimesinin manası:

  1. Vergi yükümlüsünden başkalarına aktarılandolaylı vergiler.
  2. Yükümlüsünün önceden saptanılması olmayan daha sonra malı satın alanı yükümlülendiren ve ondan alınan vergi (tüketim ve damga vergileri gibi).

dolaylı vergiler ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • olağanüstü vergiler: Şeriat kurallarında yerleri bulunmadığı halde, devletin olağanüstü gereksinmeleri için padişah buyrukları ile alınan vergiler: töresel vergiler ve sıkıntı vergileri. Devamını Oku

  • dolaysız vergiler: Doğrudan doğruya yükümlüsünden alınan ve önceden yükümlüsü bilinen vergiler. Devamını Oku

  • örfi vergiler: Osmanlı İmparatorluğu vergi sisteminde, her bölgenin kendi gelenek ve göreneklerine göre farklı biçimlerde alınan vergiler. Devamını Oku

  • dolaylı vergi: Yükümlüsü önceden bilinmeyen, malı satın alanı yükümlendiren, tüketiciden alınan vergi. Piyasada malın satışı sırasında miktar ya da değer üzerinden alınan vergi. Devamını Oku

  • vasıtalı vergiler: Bk. dolaylı vergiler Devamını Oku

  • vasıtasız vergiler: Bk. dolaysız vergiler Devamını Oku

  • yabancı ülkelerde ödenen vergiler: Tam yükümlülükle bağımlı gerçek ve tüzel kişilerin yabancı ülkelerde elde ettikleri kazanç ve gelirlerden yerinde ödedikleri benzeri vergiler. Devamını Oku

  • dolaylı maliyet: Doğrudan doğruya belirli bir üretim birim veya hacmiyle ilişkili olmayan, bakım, onarım, yönetim, denetim ve vergiler dolayısıyla işletmenin katlandığı maliyet. krş. doğrudan maliyet Devamını Oku

  • dolaylı anlatım: Bir sözün olduğu gibi kelimesi kelimesine değil de konuşan veya yazan tarafından kip ve şahıs değişikliğine uğratılarak dolaylı şekilde ve bir rapor tekniği içinde aktarılması: Bu akşamki davete katılamıyorum, dedi, sözünün Bu akşamki davete katılamayacağını bildirdi, şekline sokulması; Gelecek yıl kongre yapılıp yapılmayacağını sordu. Bize, vereceğimiz kararlarda çok etraflı düşünmemiz gerektiğini hatırlattı vb. bk. dolaysız Devamını Oku

  • dolaylı yayın: Herhangi bir yöntemle film, mıknatıslı görüntü kuşağı gibi bir araç üzerine saptandıktan az ya da çok süre sonra gerçekleştirilen yayın için kullanılır. Canlı yayın karşıtı. Devamını Oku

  • dolaylı tümleç: Fiilin anlamını bütünleyen ve yönelme, kalma, çıkma durumlarından birinde bulunan veya edat alan tümleç. (Derleme.. dolaylı tamamlayıcı, yer tamamlayıcısı, dolaylı nesne) Eylemin anlamını tümleyen ve yönelme, kalma, çıkma durumlarından birinde Devamını Oku

  • dolaylı tümleç birliği: Dolaylı tümleçle birlikte kullanılan sözcüklerin tümü: Köşke varınca, fındık dallarından yapılmış bir kanepeye ilişti; İnşallah, Eskişehir’den muvaffakiyetle dönüşünüzde görüşürüz; İşçiler, beş dakika sonra yanlarına gelen, genç, terbiyeli, sıkılgan tavırlı bir memurdan rica ettiler örneklerinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • dolaylı: Doğrudan doğruya olmayan, dolayısıyla olan, vasıtalı, bilvasıta. Devamını Oku

  • töresel vergiler: Savaş zamanlarında devlet hazinesinin gereksinmelerini karşılamak için toplanan olağanüstü vergilerin bir bölümü. Devamını Oku

  • dolaylı yargılama: Görülmekte olan bir davada yargıcın, başka bir yargılıktan, tanık ve bilirkişi dinlenmesini, sanığı sorguya çekme ve benzeri işlemlerin yapılmasını istemesi ya da toplu yargılıkta bir üyeye bu işleri yapmak üzere yetki verilmesi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar