donation sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte donation kelimesinin manası:

  1. İane verme
  2. İane, hediye, bağış, hibe.

Sponsorlu Bağlantılar

donation ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bağış bağışlama: 1) hibe. 2) af (afiv) (bk. yarlıgama) .~ sözleşmesi: hibe akdi. ~ sözvermesi: hibe va’di. Devamını Oku

  • bestowment: BağŸIşŸ, bahşŸetme, verme; verme işŸi; bahşŸedilen hediye Devamını Oku

  • bağışlama: Hibe etme. Bağışlamak işi, yarlıgama, mağfiret, gufran. Devamını Oku

  • irfad: Yardım etme, bağışta bulunma. Hediye verme. Devamını Oku

  • ödünç verme yöntemi: Okuyucuya ödünç verilecek kitaplık gereçleriyle ilgili kaydın tutulma biçimini saptayan yöntem, a. bkz. işlem kartlı ödünç verme, markayla ödünç verme, çekli ödünç verme, Newarködünç verme yöntemi, Dîckmanödünç verme yöntemi, Islingtonödünç verme yöntemi, fotoğrafiködünç verme yöntemi, delikli kartlaödünç verme yöntemi, ses-kayıtödünç verme yöntemi. Devamını Oku

  • gift causa mortis: Ölüme bağŸlı hibe, ölümle karşŸı karşŸıya olan bir kişŸi tarafından veren kişŸinin ölmemesi durumunda mülkiyetin geri verileceğŸi şŸartıyla belirli bir alıcıya verilen hibe Devamını Oku

  • give: Gerilme hassası, elastikiyet (gave, given) vermek, hediye etmek, hibe etmek Devamını Oku

  • bağışlayan: Vâhib, hibe eden. ~ a dönme anlaşması:vâhibe rücû’ şartı. Devamını Oku

  • ikram: Konuğu ağırlama. Bir şeyi armağan olarak verme, sunma Örnek: Üstat, bunların ikram olduğunun farkında değildi. Ç. Altan Alışverişte satıcının alıcıya yaptığı indirim. Devamını Oku

  • potlatch: (Kuzey Pasifik sahilinde oturan Kızılderililerde) hediye Kış festivali Devamını Oku

  • one shouldnt look a gift horse in the mouth: Hediye atın dişŸine bakılmaz, hediye olarak verilmişŸ olan bir şŸeyde kusur bulmaya çalışŸmamak gerekir (Yazılışı: one shouldn’t look a gift horse in the mouth) Devamını Oku

  • tribute: Devletin devlete barış için ödediği para, haraç, hürmet, takdir, övgü, işçinin payına düşen maden Övme, sitayiş, takdir Devamını Oku

  • iare: Eğreti, ödünç Örnek: Bu iare tuvaletiyle, kendi güzelliğinin gururunu da feda ederek bahçeye çıktı. P. Safa Eğreti verme, ödünç verme. İğreti verme (bk. âriyyet). Devamını Oku

  • laureation: Onur payesi verme, defneden yapılmışŸ taç takma; akademik derece verme; fahri unvan verme Devamını Oku

  • giveaway: Dili istemeyerek ağzından laf kaçırma, ifşa, açığa vurma Hediye dağıtımı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar