ecel teri sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ecel teri kelimesinin manası:

  1. "Çok korkmak, çok sıkılmak, bunalım geçirmek, ölüm duygusuna kapılmak" anlamlarındaki ecel teri (veya terleri) dökmek deyiminde geçen bir söz
    Örnek: Tek kollu korsan, şimdi benim karşımda titriyor, ecel terleri döküyordu. F. F. Tülbentçi

ecel teri ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ecel teri dökmek: Çok korkmak, çok sıkılmak ya da bunalım geçirmek. Devamını Oku

  • ecel şerbeti: “Ölmek” anlamındaki ecel şerbeti içmek deyiminde geçen bir söz. Devamını Oku

  • ecel: Hayatın sonu, ölüm zamanı Örnek: Vaktinize hazır olun / Ecel vardır gelir bir gün. Yunus Emre Devamını Oku

  • tir tir: “Çok üşümek, çok korkmak” anlamlarındaki tir tir titremek deyiminde geçen bir söz Örnek: Vücudu tir tir titriyor, dişleri birbirine çarpıyordu. H. Taner Devamını Oku

  • alın teri: Emek Örnek: Alın teri ile ekmek yemek, bununla övünmek ona masal gelir. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • yağlı müşteri: Bol paralı, çok alışveriş yapan müşteri Örnek: Bu yağlı müşterinin yanına nöbetleşe ve ikişer ikişer gönderiyordu. E. E. Talu Devamını Oku

  • müşteri memnuniyeti: Genellikle anket yoluyla belirlenen, satın alınan mal veya hizmetin müşteri beklentilerini karşılama derecesi. Devamını Oku

  • şeyh küşteri: İran’ın Küşter kasabasından Bursa’ya gelerek yerleşmiş ve söylentiye göre, ilk Türk gölge oyununu oynatmış olan kişi. Eski Karagöz ustaları, onu «PirimizŞeyh Küşteri» diye anarlar. Gerçekte gölge oyununu onun bulduğu kesin değildir; önemli olan eski Karagöz ustalarınınŞeyh Küşteri’yi önder, koruyucu ve kurucu olarak seçmiş olmalarıdır. Devamını Oku

  • müşteri sermayesi: Müşteri memnuniyeti ve bağlılığı, firma imajı, marka değeri gibi işletmenin görünmeyen varlıklarından oluşan bir fikri sermaye türü. krş. beşeri sermaye, yapısal sermaye Devamını Oku

  • alın teri dökmek: Çok emek vermek, zahmetli bir iş görmek. Çok emek vermek, zahmetli bir iş görmek: “Doğrusu çok alın teri döktük amma değerdi / Neşe veren kasvetimiz yorgunluğu giderdi” -E. B. Koryürek. Devamını Oku

  • müşteri: Alıcı, hizmet gören ve karşılığında ücret ödeyen kimse Örnek: (berber) Fırçayı iyice sabunlar, hoş vuruşlarla dolaştırırdı müşterinin yüzünde. N. Cumalı Jüpiter. Bk. jüpiter Devamını Oku

  • sweat blood: Kan ter içinde kalmak, ter dökmek, ecel terleri dökmek, korkmak, endişelenmek Devamını Oku

  • şarküteri: Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü. Devamını Oku

  • ecel geldi cihana baş ağrısı bahane: Ölümün herkes için kaçınılmaz bir olay olduğunu anlatır. Devamını Oku

  • ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane: Herkesin ölümü için bir sebep vardır. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar