edilgin sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte edilgin kelimesinin manası:

  1. Hareketi ve etkisi olmayan, pasif
    Örnek: Hiç kavgaya dönüşmemiş, edilgin bir dargınlıktı bu. A. İlhan
  2. Etkileri alıcı durumunda olan, münfail, pasif, etkin karşıtı.
  3. Olayların gidişini etkilemek ve denetlemek için kişinin hiçbir çaba göstermemesi durumu.
  4. Alıcı durumda olan, etkin olmayan. Karşıtı bk. etkin

edilgin ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • etkin edilgin metal: Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Devamını Oku

  • edilgin içgüdü: Amacı edilgin olan içgüdü. Devamını Oku

  • edilgin saldırgan kişilik: Olaylar karşısında gerekli bağımsızlığı gösteremeyen, kimilerinde kararsız ve başkalarının ağzına bakan bir tutum takınan, kimi olaylar karşısında ise aşırı öfke, kırıcılık ve engelleme davranışları gösteren kişinin özelliklerinin tümü. Devamını Oku

  • edilgin dil: Kişinin, konuşma ve yazı dilinde anlama gücünü gösterdiği sınır. Devamını Oku

  • edilgin bağımlılık: Onur duygusu düşük kişilerin başkalarının yardımını, yakınlığını sağlamak ereğiyle kendi yetersizlik ve küçüklüklerini belirtme durumu. Devamını Oku

  • edilgin öğrenme: Gerekli ve kimi zaman yeterli güdülenme ya da pekiştirmenin bulunmadığı durumlarda oluşan öğrenme. Devamını Oku

  • edilgin içedönüklük: (Juhg) Ruhsal etkinlikleri dış dünya gerçeklerine yönetememekten doğan başarısızlık. Devamını Oku

  • münfail: Gücenmiş, alınmış, kırgın Örnek: Sende kalmıştı münfail, kırgın / Mustarip gönlümün son ümidi. T. Fikret Edilgin. Bk. edilgin Devamını Oku

  • in a dormant state: Uyku durumunda, hareketsiz bir halde, pasif bir durumda, aktif olmayan bir durumda Devamını Oku

  • pasif: Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisine katlanan, edilgin Örnek: Yalnız müdafaa hâlinde ve pasif bir mücadeleyi sevdiğini zannettim. P. Safa Çekingen, durgun Örnek: Dolmabahçe, bir sis bulutu gibi silik, sessiz ve pasif, âdeta varlığından utanır gibi uzanmaktadır. H. Taner Edilgen. Devamını Oku

  • etkinlik: Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir kişinin, bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Devamını Oku

  • devimsel: Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik. Devamını Oku

  • going: Gidiş, gitme, yol durumu, tempo, gidişat ), (s.), (f.) gidiş, ayrılış Devamını Oku

  • bulanıklık: Bulanık olma durumu Örnek: Bakışlarına çoktan bir ihtiyar sarhoş gözlerinin bulanıklığı gelmişti. Y. K. Karaosmanoğlu Çözünmemiş asıltının ışığı saçtırarak sıvıyı saydam göstermemesi. Berrak durumda bulunan ve içinde gözle görülen herhangi bir partikül var Devamını Oku

  • eşli alıştırmalar: Bir devinime yardım, destek, ve direnç sağlama amacıyla etkin ya da edilgin olarak katılan birden çok kişinin geliştirdiği alıştırmalar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar