edmiga sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte edmiga kelimesinin manası:

  1. (Dimağ. C.) Beyinler, dimağlar.

Sponsorlu Bağlantılar

edmiga ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • taabı dimağı: Zihni yorgunluk. Dimağın yorgunluğu. (Osmanlıca’da yazılışı: taab-ı dimağî) Devamını Oku

  • leyli dimağ: Dimağın bozukluğu. Zihnin iyi çalışmaması. (Osmanlıca’da yazılışı: leyl-i dimağ) Devamını Oku

  • halitai dimağı: Akıldaki muhtelif mes’ele ve fikirler. Dimağdaki karışık, muhtelif bilgiler. (Osmanlıca’da yazılışı: halita-i dimağî) Devamını Oku

  • mihah: (Muhh. C.) Beyinler. Devamını Oku

  • cerebellum: (Çoğ-Lums,-La) Beyincik; dimağçe Devamını Oku

  • aşüftedimağ: Aklı perişan. (Osmanlıca’da yazılışı: aşüfte-dimağ) Devamını Oku

  • idiocy: Ahmaklık, bönlük, dimağ zaylflığı Delilik. Devamını Oku

  • sayi dimağı: Kafa çalışması, fikri çalışma. (Osmanlıca’da yazılışı: sa’y-i dimağî) Devamını Oku

  • iç denge: Ruhsal durum, psikolojik yapı Örnek: Belli bir seviye çizgisinde düşünmeye alışık beyinler, iki de bir düz ayak, yavan konuklarla durmadan işgal edilirse iç dengeleri bozulur. H. Taner Bir ülkede para ve mal piyasasında eşanlı dengenin sağlandığı iktisadi durum. Devamını Oku

  • meratibi ilim: Bilmek mertebeleri. (Bak: Dimağ) (Osmanlıca’da yazılışı: meratib-i ilim) Devamını Oku

  • taakkul: Hatırlama. Zihin yararak anlama. Akıl erdirme. Hatıra getirme. (Bak: Dimağ) Devamını Oku

  • üstelik: Üste verilen şey, fark. Güçlü, kuvvetli, sağlam Örnek: Benim sesim ondan daha üsteliktir! O. C. Kaygılı Ayrıca, bir de, bundan başka Örnek: Üstelik bu sene dimağımda büyük bir yorgunluk duyuyorum. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • zihin: Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü. Bellek Örnek: Bu yavrucuğa bakarak hayalini zihnimde büyütmeye başladım. Ö. Seyfettin Anlayış, kavrayış. Devamını Oku

  • sarhoşluk: Sarhoş olma durumu, esriklik Örnek: … ruhunda, dimağında, sinirlerinde kalan o sarhoşluğa benzer lezzet bozulacak sanıyordu. Ö. Seyfettin Dalgınlık, şaşkınlık Örnek: Deniz rüzgârı yüzümdeki sarhoşluğu yıkadı. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • kekremsi: Tadı az kekre olan Örnek: Buzlaşmış, hafifçe kekremsi birayı büyük bir zevk duyarak içti. C. Uçuk Genzi yakan, buruk (koku) Örnek: Bu kekremsi kokunun dimağa tesirini bu semtte yatıp kalkanlar bilirler. H. R. Gürpınar Suratı asık, yüzü gülmeyen (kimse). Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar