eğitimcilik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte eğitimcilik kelimesinin manası:

  1. Eğitimci olma durumu, eğitme işi veya eğitimcinin görevi.
  2. Eğitimin insan yaşayışına istenilen yönü verebileceğini, toplumsal ilerlemede eğitim önlemlerinin ve etkinliklerinin çok önemli katkısı bulunduğunu ileri süren görüş. 2-Eğitme işi, eğitimcilerin uğraşısı.

eğitimcilik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • genel eğitim: Eğitimin, öğrenim sırasında herkesin ortak olarak elde etmesi istenilen yaşantılardan oluşan yönü. Bireye, ileride karşılaşacağı kişisel ve toplumsal sorunların çözümünde gerekebilecek bilgi, beceri ve anlayışları kazandırmayı amaç edinen öğretim programına Devamını Oku

  • attan inip eşeğe binmek: Bulunduğu aşamadan daha aşağı düşmek. Bulunduğu önemli görevden daha aşağı bir göreve alınmak. Devamını Oku

  • görsel işitsel eğitim: Basılı eğitim gereçlerinin yanında genellikle görme ve işitme duyularına yönelik gereçlerden yararlanılarak yapılan eğitim. Basılı eğitim gereçleri yanında daha çok görme ve işitme duyularına yönelik gereçlerden yararlanılarak yapılan eğitim. Devamını Oku

  • gerçeğe aykırılık: Gerçeğe uymama, aykırı olma durumu. Devamını Oku

  • görsal işitsel eğitim: Görsel işitsel araçların geniş ölçüde kullanılmasıyla öğrencilerin duyularını en ileri kerteye değin uyanık tutarak, özellikle görme ve işitme duyuları yoluyla uygulanan etkin bir eğitim yöntemi. Devamını Oku

  • okulöncesi eğitimi: Doğumdan zorunlu eğitim yaşına kadar çocukların gelişim özellikleri, kişisel ayrılıkları ve yetenekleri göz önünde bulundurularak onların bedensel duygusal ve toplumsal gelişmelerine yardım etmek amacıyle aileler ve birtakım kurumlar tarafından uygulanan eğitim. 2- Okulöncesi çağında bulunan küçük çocuklara özellikle yuvalarda, anaokullarında ya da anasınıflarında kişisel anıklıklarının gelişmesi, toplumsal alışkanlıklar kazanmaları ve sorun çözme yeteneklerini arttırmaları için Devamını Oku

  • görselişitsel eğitim: Basılı eğitim gereçlerinin yanında daha çok görme ve işitme duyularına yönelik gereçlerden yararlanarak yapılan eğitim. Devamını Oku

  • bogardus ölçeği: Çeşitli soy ya da toplum kümelerinin toplumsal benimsenme düzeylerini saptamak amacıyla geliştirilmiş olan ve en yakın bir ilişkiyi benimseme eğiliminden en uzak bir ilişkiden bile kaçınma eğilimine doğru dizgeli bir düzen içinde sıralanmış sınarlardan oluşan yarsıralayıcı ölçek. bkz. ölçekleme, toplumsal uzaklık ölçeği, toplumsal itim ölçeri. Devamını Oku

  • gerçeğe uygunluk: Gerçeğe uygun olma durumu. Devamını Oku

  • özel eğitim kurumu: Beden, zihin ve toplumsal özürleri ya da özellikleri dolayısıyla düzgülü eğitim olanaklarından yeterince yararlanamayacak durumdaki çocuklar için devletçe ya da özel kişilerce açılan ve kendine özgü bir öğretim programı uygulayan eğitim kurumu. Devamını Oku

  • eğitbilim: Eğitimin amaçlarını, ilkelerini, yöntem ve düzgülerini inceleyen ve eğitim çalışmalarını kurallara bağlayan bilim. Öğretmenlik sanatı, uygulaması ya da mesleği için gerekli bilgi ve becerileri kazandıran bilim dalı. Devamını Oku

  • iş başında eğitim: İşçinin, konusunda uzman bir kişinin öncülüğünde belli bir işi yaparak veya bir görevi üstlenerek o işi öğrenmesine dayalı eğitim. Kurumlarda çalışan görevlilere, günlük çalışma saatları içinde, görevin ya da işin Devamını Oku

  • görevsel eğitim: Öğrenme etkinliklerinin yakın sonuçlarını öğrencinin kolayca görmesine olanak sağlayan, uygulamaya dönük biçimde düzenlenen eğitim. Devamını Oku

  • eğitsel: Eğitimsel, terbiyevi. Eğitim değeri, eğitici yönü bulunan; eğitme ile ilgili. Devamını Oku

  • temel eğitim: İlköğretimi kapsayan eğitim sistemi. Örgün eğitimden yararlanma olanağı bulamamış kimselere uygulanan ve onları toplumsal, ekonomik ve kültürel yönlerden aydınlatıp yetiştirmeyi amaç edinen eğitim. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar