ekinsel koşutluk sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte ekinsel koşutluk kelimesinin manası:

  1. Değişik uygarlıkları olan toplumlarda aynı olgular, gereksinmeler, buluşlar. . . sonucu aynı ekin öğelerinin bağımsız olarak oluşup gelişmesi.

ekinsel koşutluk ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ekinsel koşutluk: Değişik uygarlıkları olan toplumlarda aynı olgular, gereksinmeler, buluşlar. . . sonucu aynı ekin öğelerinin bağımsız olarak oluşup gelişmesi. Devamını Oku

  • ekinsel durgunluk: Kimi ekin öğelerinin, özellikle tinsel nitelikte olanların, değişmeye karşı direnmeleri sonucu uyamadıkları bir toplumsal ortam içinde bir süre varlıklarını sürdürmeleri durumu. Devamını Oku

  • ekinsel gecikme: (Ogburn) Tinsel ekin öğelerinin özdeksel ekin öğelerindeki değişiklikleri gecikmeyle izledikleri, çağını doldurmuş tinsel ekin öğelerinin yeni özdeksel koşullara karşın bir süre daha etkinliklerini sürdürdükleri görüşü. Devamını Oku

  • koşutluk: İki çizginin koşut olması, paralellik. Olay, düşünce vb. arasında benzerlik bulunması durumu. Devamını Oku

  • koşutluk yasası: (Fechner) Herhangi bir duyu örgenine belirli bir süre için ayrı güçlerde iki uyaran uygulandığı zaman bir süre sonra uyaranların gücünün azalmasına karşılık, aralarındaki ayrımda bir değişme olmayacağı görüşü. Devamını Oku

  • çekinsel tepkime: Çekinlerin çarpışması sonucunda çekin yapılarını değiştiren olay. Devamını Oku

  • ekinsel gelişme: Ekin öğelerinde, insanın doğal ve toplumsal çevresini durmadan daha geniş ölçülerde denetimi altına almasına olanak veren değişmeler. Devamını Oku

  • ekinsel döngüler kuramı: Tarihsel ve ekinsel gelişme sürecinin yinelenmesinin kaçınılmaz olduğunu ileri süren, dolayısıyla gelişmeyi, ilerlemeyi yadsıyan kuram. Devamını Oku

  • ekin yayılması: Ekin öğelerinin, ekin karmaşıklarının içinde oluştukları toplum ya da toplumsal kümeden başka toplumlara, toplumsal kümelere yayılması. Devamını Oku

  • çekinsel mıknatıslı yankılaşım: Mıknatıs alanı altında ayrılmış çekin dönüsünün erke düzeyleri arasındaki geçişlerini, özel kıvılmıknatıslı alanlarla saptama ilkesine dayanan izgeölçüm. Devamını Oku

  • antik çağ: Eski Yunan ve Roma uygarlıklarının gelişip yayıldığı çağ. Bu çağa özgü olan. Devamını Oku

  • batılı: Batı ülkeleri veya batı bölgesi halkından olan (kimse), Garplı Örnek: Batılı uygarlık aydınları mutlaka gelişmeyle, ilerlemeyle ilgili bir akıma angaje olmaya itti. A. İlhan Batı uygarlığını benimsemiş bulunan (kimse) Örnek: Batılı aydın olmanın kefareti olarak yaptığını söylemişti. H. Taner Türkiye’nin batısında bulunan illerinden olan (kimse). Devamını Oku

  • uygarlık çarpması: İleri bir uygarlıkla ilişkiye giren ilkel uygarlık üyelerinin başlangıçta içine düştükleri ve kendi uygarlıklarının çözülmesine dek götürebilen şiddetli ruhsal çatışma durumu. Devamını Oku

  • antik: İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika. (Heykel, Mimarlık) İlkçağdaki büyük uygarlıkların, özellikle eski Yunan ve Roma’nın klasik yapıtlarına verilen genel ad. Ancak Mısır Devamını Oku

  • koşulsuz: Şartsız. Hiç bir koşula bağlı olmayan; kesin olarak geçerli olan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar