eklenme sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte eklenme kelimesinin manası:

  1. Eklenmek işi.

eklenme ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • şimşeklenme: Şimşeklenmek işi veya durumu. Devamını Oku

  • çiçek açmak: Çiçeklenmek. 1) çiçeklenmek: “Hiç kurumuş ağaç yeşerir, çiçek açar mı?” -Ö. Seyfettin. 2) mec. yeniden ortaya çıkmak, görüntü vermek: “Her biri bir mazinin çiçek açmasıdır.” -A. Ş. Hisar. Devamını Oku

  • çiçeklenme: Çiçeğin açma zamanı. Tuzların billurlaşma sularını yitirerek toz durumuna gelmesiyle oluşan tuzlar. Devamını Oku

  • flower: Çiçek Çiçek açan bitki Süs, Devamını Oku

  • blossoming: [blossom] çiçek açmak, çiçeklenmek, gelişmek Çiçeklen Devamını Oku

  • be superadded: Daha da eklenmek, katılmak Devamını Oku

  • kaburga kemeri: Yalancı kaburgaların kıkırdaklarının birbirine eklenmek suretiyle oluşturdukları kemer, arkus kostalis. Yalancı kaburgaların kıkırdaklarının birbirine eklenmek suretiyle oluşturdukları kemer, arkus kostalis. Devamını Oku

  • bloom: Çiçek açmak, çiçeklenmek, dinç olmak, güzelleşmek, serpilmek; külçe haline getirmek (demir) Çiçek Devamını Oku

  • eklenti: Bir şeye eklenmiş olan, ek durumunda bulunan parça. Kasaba ya da köy gibi küçük yerleşme yerlerini oluşturan kom, oba adı da verilen uzak komşuluk birimlerinden her biri. 2 – Bir Devamını Oku

  • blossom: Çiçek açmak, çiçeklenmek, gelişmek Çiçek, meyva baharı Devamını Oku

  • çiçeksimek: Çiçek gibi olmak, çiçeklenmek. Kristal durumunda bulunan bir bileşik, kristal suyunu yitirip beyazımsı bir toz durumunu almak. Devamını Oku

  • supervene: Takip etmek, izlemek, arkasından gelmek Sonra meydana gelmek. Devamını Oku

  • üstelemek: Bir düşünce veya istek üzerinde durmak, direnmek, ısrar etmek, tekit etmek Örnek: Ahmet Kerim bu yeni tutumun sebebini mutlaka öğrenmek istedi ve o kadar üsteledi ki Samim cevap vermek zorunda kaldı. Y. K. Karaosmanoğlu Hastalık yeniden ortaya çıkmak, depreşmek. Devamını Oku

  • binmek: Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak Örnek: Belki de atlara binerek dolaşırız. R. H. Karay Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak Örnek: Vapurlara, trenlere ihtiyarları itip çocukları ezip biniyoruz. O. S. Orhon Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Devamını Oku

  • blow: Esmek, körüklemek, üflemek, uçurmak, yelpazelemek; çalmak, soluk soluğa kalmak, solumak; su fışkırtmak (balina), fışkırmak, patlamak; atmak (sigorta); çarçur etmek (Argo), kaçırmak (fırsat), kaçmak; çiçek açmak, çiçeklenmek; küfretmek, kahretmek Darbe, vuruş Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar