el aksah mosque sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte el aksah mosque kelimesinin manası:

  1. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad.
    Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba
  2. Sahiplik, mülkiyet.
  3. Kez, defa.
  4. İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası.
  5. Yönetim, baskı, etki.
  6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
  7. Aracı, vasıta.
  8. Yabancı, yakınların dışında kalan kimse
    Örnek: Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır! Halk türküsü
  9. Ülke, yurt, il
    Örnek: Çöller, Yemen ellerinden betermiş. A. Gündüz
  10. Halk, ahali.
  11. Oba, aşiret
    Örnek: Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir. Dadaloğlu
  12. Batı Samileri'nin en önemli totemi
  13. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi.
  14. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.

el aksah mosque ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • el: Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad. Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba Sahiplik, mülkiyet. Devamını Oku

  • el gaucho: Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad. Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba Devamını Oku

  • farid el atrash: Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad. Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba Devamını Oku

  • daliat el carmel: Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad. Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba Devamını Oku

  • göç etmek: 1) oturduğu yerden başka bir yere gidip yerleşmek, göçmek: “Kalktı göç eyledi Afşar elleri.” -Dadaloğlu. 2) mec. ölmek. Devamını Oku

  • mosque: Cami, mescit. Cami, mescit Devamını Oku

  • caretaker of a mosque: Kayyum Devamını Oku

  • small mosque: Mescit Devamını Oku

  • al omar mosque: Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Bu renkte olan. Devamını Oku

  • al omar mosque: Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Bu renkte olan. Devamını Oku

  • elçekli: Elçeği olan Örnek: Ellerin elçekli gelin / Kolların kolçaklı gelin. Halk türküsü Devamını Oku

  • el el üstünde oturmak: Herhangi bir iş yapmadan boş oturmak: “Herhâlde konağın kuytu bir köşesinde, gene el el üstünde oturuyor olmalıydı.” -R. N. Güntekin. Devamını Oku

  • el arabası: Elle sürülen taş, toprak vb. taşımaya yarayan, tek tekerlekli ve iki kollu, küçük araba. Devamını Oku

  • el değirmeni: El gücüyle çalıştırılan ve kahve, baharat vb.ni öğütmeye yarayan bir tür küçük değirmen. Devamını Oku

  • el el ile, değirmen yel ile: İnsanlar bir araya gelmeden yaşayamazlar, birbirlerine yardım etmeden başarıya ulaşamazlar; değirmenin çalışabilmesi için rüzgâr gereklidir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar