emerge sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte emerge kelimesinin manası:

  1. Çıkmak, zuhur etmek, meydana çıkmak, hâsıl olmak, doğmak
  2. Su yüzüne çıkmak, ortaya çıkmak, çıkmak, doğmak, gün ışığına çıkmak, yücelmek

emerge ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • re emerge: Yeniden ortaya çıkmak, yeniden görünmek, tekrar su yüzüne çıkmak Devamını Oku

  • emerge to: ortaya çıkmak Devamını Oku

  • appear: Gözükmek, görünmek Belirmek Meydana çıkmak, Devamını Oku

  • rise: Kalkmak, ayağa kalkmak, kabarmak, doğmak, yükselmek, havalanmak, yukarı kalkmak, şiddetlenmek, artmak, çıkmak, doğmak (güneş), terfi etmek, görünmek, yükseltmek Ayağa kalkın!, herkes ayağa kalksın! Devamını Oku

  • tecelli etmek: Belirmek, görünmek, ortaya çıkmak, zuhur etmek. meydana çıkmak. Devamını Oku

  • emerging: Su yüzüne çıkmak, ortaya çıkmak, çıkmak, doğmak, gün ışığına çıkmak, yücelmek Beliren, boy gösteren, ortaya çıkan, meydana çıkan, çıkan, gelişŸen; olgunlaşŸan; varlık gösteren Devamını Oku

  • occurring: Cereyan etmek, çıkmak, ortaya çıkmak, oluşmak, olmak, görülmek, akla gelmek, meydana gelmek Meydana gelerek Devamını Oku

  • occur: )olmak, meydana gelmek, vuku bulmak Bulunmak Devamını Oku

  • arise: Kalkmak, yerinden kalkmak, doğrulmak Zuhur etmek Devamını Oku

  • emerge uninjured: Yarasız çıktı, yaralanmamışŸ olarak çıktı, yara almadan çıktı Devamını Oku

  • begin: Başlamak, ilk adımı atmak (bir işte) Meydana gelmek, vücut bulmak, zuhur etmek Devamını Oku

  • originate: İcat etmek, meydana getirmek, çıkarmak, yaratmak, gelmek, olmak Kaynaklanmak, meydana gelmek, çıkmak, esinlenmek, örnek alınmak, icat etmek, yaratmak, neden olmak Devamını Oku

  • bother: Sıkıntı, sıkıcı bir iş veya durum, zahmet, üzüntü veren bir şey Canını sıkmak, sıkıntı vermek, üzmek, taciz etmek, rahatsız etmek Devamını Oku

  • spring: Hareketli köprüye sahip gitarlarda, esnekliğiyle köprünün iki yönlü hareket ettirilmesini sağlamak amacıyla köprü yuvası içerisine yerleştirilen ve sayısı köprü sertliği ile doğru orantılı, bir ucu pençeye diğeri bloğa tutturulmuş metal nesne. Devamını Oku

  • oluşmak: Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek Örnek: Gün batımına yakın İskenderun körfezini sis basıyor, sisten dağlar oluşuyor. R. H. Karay Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar