endosmosis sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte endosmosis kelimesinin manası:

  1. Osmosis.
  2. Osmosis from without inward (Kimya); düşŸük yoğŸunluklu bir yerden yüksek yoğŸunluklu bir yere sıvıların akışŸı

Sponsorlu Bağlantılar

endosmosis ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • endosmosis: Osmosis. Osmosis from without inward (Kimya); düşŸük yoğŸunluklu bir yerden yüksek yoğŸunluklu bir yere sıvıların akışŸı Devamını Oku

  • endosmotic: Of endosmosis; bir hücrenin hücre zarı dışŸından hücre içine doğŸru olan ozmosla (geçirgenlik) alakalı (Biyoloji); düşŸük yoğŸunluklu bir yerden yüksek yoğŸunluklu bir yere bir maddenin hareketi ile alakalı (Fiziksel Kimya) Devamını Oku

  • exosmosis: Osmosis. İçerden dışŸarıya osmoz/geçişŸim; yüksek yoğŸunluklu bölgeden düşŸük yoğŸunluklu bölgeye madde akışŸı Devamını Oku

  • inmek: Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek, çıkmak karşıtı. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak Örnek: Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü. P. Safa Dağ, tepe vb. yüksek bir Devamını Oku

  • aktarım: Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması. Devamını Oku

  • intikal: Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Anlama, kavrama Örnek: Onu son gördüğümde de öyle yaptım. İntikali yerinde idi. Güldü. O da bana birkaç fıkra anlattı. H. Taner Miras olarak babadan oğla kalma. Devamını Oku

  • atlama: Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği Devamını Oku

  • ulaşım: Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Devamını Oku

  • hiperalfalipoproteinemi: Serumda yüksek yoğunluklu lipoproteinlerin anormal olarak yüksek düzeylerde bulunması. Devamını Oku

  • menkul: Bir yerden bir yere taşınabilen (mal). Ağızdan ağıza geçerek gelmiş, söylenegelmiş Örnek: Kerameti kendinden menkul şeyhler gibi bu armağanlar onların eksik olan kabiliyetlerinin bir çeşit icazeti oluyor. H. Taner Bir yerden bir yere Devamını Oku

  • paraşüt: Hava taşıtından, yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç. Devamını Oku

  • eğitimli tel: Yere koşut olarak değil de, yüksek bir yerden aşağıya doğru eğimli olarak gerilen cambaz teli. Devamını Oku

  • hdl: Bk. yüksek yoğunluklu lipoprotein Yüksek yoğunluklu lipoprotein. Devamını Oku

  • high density: Bilg. yüksek yoğunluklu. Devamını Oku

  • transfer 2: (bir mal) üzerindeki hakkı (başŸkasına) geçirme/devretme/devir; temlik. nakil; (bir yerden) (başŸka bir yere) geçirme/tayin etme. (bir yerden) (başŸka bir yere) geçen/tayin edilen kimse. spor transfer olan kimse. aktarma bileti. (zamklı kağŸıt/resim olarak) çıkartma. ruhb. transfer, geçişŸim, intikal.” Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar