engel sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte engel kelimesinin manası:

  1. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia
    Örnek: Bürokratik engelleri ortadan kaldıracak bir formül aradık ve bulduk. H. Taner
  2. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken, çerçeve ile tabandan kurulu tahta düzenek.
  3. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı.
  4. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı.
  5. Bir aracın gidişiniengelleyen nesne.
  6. Li koşullarda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken çerçeve ile tabandan kurulu tahta düzen.
  7. Bk. çitli engel

engel ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • engel yüksekliği: Engelin yere göre aşılması gereken yüksekliği. Engelli koşularda uygulanan üç ayrıengel yüksekliği şunlardır: 1-Alçak (low): 200 m. engelli koşularda uygulanan 75.9 cm.-76.5 cm. likengel yüksekliği. 2- Orta (intermediate): Erkeklerarası 400 m. engelli koşularda 91.1 cm.-91.7 cm.; bayanlararası 100 m. engelli koşularda 83.7 cm.-84.3 cm. olarak uygulananengel yüksekliği. 3- Yüksek (high): Erkeklerarası 110 m. engelli koşularda Devamını Oku

  • çitli engel: Engelli koşularda koşucunun üzerinden aşmak zorunda olduğu 3.96 m. genişliğinde, 91. 1 cm. -91.7 cm. yüksekliğindeki engel. Devamını Oku

  • engel aşmak: Engelli koşularda, ayak ya da bacağı sarkıtmaksızın, yarışılan koşak doğrultusunda engelin üzerinden atlamak. Devamını Oku

  • çengel iğnesi: Çengel biçiminde ilmiklerden oluşan bir tür işleme. Çengelli iğne. Devamını Oku

  • yutucu engel: (Olasılık kuramı) Rasgele yürüyüşte, yürüyüşe engel olan durum.yutucu engel, bir yutucu durumdur. Devamını Oku

  • engel katmam: Bir geçişi ya da bir göçü önleyici ince katman. Bir geçişi ya da bir göçü önleyici ince katman. Devamını Oku

  • çengel atış: Çengel. Devamını Oku

  • engel deneyi: Aracın, denetim altında, bir duvara çarptırılarak sağlamlığının denenmesi. Devamını Oku

  • usyarılımlı engel: Hastanın davranışının, gerçeklerle ilişkili olan yönüyle bilinçaltı karmaşa ve çatışmaları yansıtan yönünü ayıran engel. Devamını Oku

  • engel çıkarmak: Bir işin yapılmasını zorlaştırmak. Bir işin yapılmasını zorlaştırmak: “Aslında bütün mesele, düğün için engel çıkarmakta.” -N. Hikmet. Devamını Oku

  • engel balığı: Uskumru cinsinden küçük balık. Devamını Oku

  • çengel çeneliler: Çeneleri gaga biçiminde uzamış ve tam kemikleşmemiş balıklar takımı, yapışık çeneliler. (Yun. plektos: bükülmüş; gnathos: çene) Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımından, vücutları çıplak, kemik tabakalarla kaplı ya da Devamını Oku

  • çengel atmak: Bir konuya yandaş toplama girişiminde bulunmak, ilişki kurmak. Bir konuya taraftar toplama girişiminde bulunmak. Devamını Oku

  • engel olmak: Önlemek, geciktirmek. Devamını Oku

  • ruhsal engel: Bir kimsenin, öğrenme karşısındaki ruhsal tutumunu olumsuz yönden etkileyen duygusal yaşantı ya da durum. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar