eş zaman sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte eş zaman kelimesinin manası:

  1. Aynı zaman içinde hareket eden, senkron, asenkron karşıtı.

eş zaman ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • eşzaman: Aynı zaman içinde hareket eden, senkron. Devamını Oku

  • ilcaatı zaman: Zamanın zorlamaları ve mecburiyetleri. Yaşanılan zaman içinde meydana gelmiş bazı sebeplerin neticesi olarak karşılanan mecburiyetler. (Osmanlıca’da yazılışı: ilcaat-ı zaman) Devamını Oku

  • ilcaatı zaman: Zamanın zorlamaları ve mecburiyetleri. Yaşanılan zaman içinde meydana gelmiş bazı sebeplerin neticesi olarak karşılanan mecburiyetler. (Osmanlıca’da yazılışı: ilcaat-ı zaman) Devamını Oku

  • şimdiki zaman: Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk.şimdiki zaman kipi. Devamını Oku

  • ikinci zaman mezozoik: Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır. İkinci zamanın yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir. İkinci zamanı karakterize eden dinazor ve ammonitler bu zamanın sonunda yok olmuşlardır. Devamını Oku

  • gelecek zaman: Fiilin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunduğu zamandan sonraya ait olması. Türkçede bu zaman başlıca -e, -ecek, -esi, -se, -meli ekleriyle kurulur: Gele, gelecek, gelesi, gelse, gelmeli gibi. Eylemin belirttiği zaman Devamını Oku

  • geçmiş zaman: Fiilin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunduğu zamandan önceye ait olması, mazi. Ali geldi, Ahmet bu havada İstanbul ‘a gidip gelmiş gibi. Eylemin belirttiği zaman kavramının, içinde bulunulan zamandan önceye ait Devamını Oku

  • geçmişe bağlı gelecek zaman: Bk. gelecek zaman kipinin hikâyesi Devamını Oku

  • rfc remote function call: sap erp veya bw den başka bir sap web appl.server abap ıle bağlanarak senkron veya asenkron bapi/işlevsel fonksiyonu çağırma yöntemi olup, veriler bitler halinde tcp/ıp veya x.400 ıle ıletilmektedir. Devamını Oku

  • synchronous: Aynı zamanda vaki olan Aynı gidişle isleyen Devamını Oku

  • synchronous: Aynı zamanda vaki olan Aynı gidişle isleyen Devamını Oku

  • ivme: İvmek işi. Hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin bu zamana oranı. Devamını Oku

  • boş zaman: İşçinin çalışma süresinin dışında kalan zamanı. 1-Uyumak, yemek ve çalışmak için ayrılan zamanın dışında kalan zaman. 2- Dinlenmeye, gezmeye ve eğlenmeye ayrılan zaman. Devamını Oku

  • zaman: Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit Örnek: Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım. Ö. Seyfettin Bu sürenin belirli bir parçası, vakit Örnek: Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir. A. İlhan Belirlenmiş olan an. Devamını Oku

  • duyulan geçmiş zaman kipi: Fiilin karşıladığı oluş ve kılışı, kişinin başkasından duyduğunu, sonradan gördüğünü veya farkında olmadan işlediğini anlatan, içinde şekil ve zaman kavramı taşıyan kip. Türkçede -mIş/-mUş ekleriyle kurulur: || tek. 1. şah. uyumuşum (<uyu-muş-um) tek. 2. şah. uyumuşsun (<uyu-muş-sun) tek. 3. şah. uyumuş (<uyu-muş) çokl. 1. şah. uyumuşuz (<uyu-muş-uz) çokl. 2. şah. uyumuşsunuz (<uyu-muş-sunuz) çokl. 3. şah. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar