eski kimliğine bürünmek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte eski kimliğine bürünmek kelimesinin manası:

  1. Önceki düşüncelerine dönmek: “Unutmak istediğim eski kimliğime bürünüvermiştim.” -O. Pamuk.

eski kimliğine bürünmek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • bürünmek: Bürüme işine konu olmak. Sarınmak, örtünmek Örnek: Annem, babaannem, halalarım çarşaflarına bürünmüşlerdi. O. Kemal Bir görünüşe girmek Örnek: Unutmak istediğim eski kimliğime bürünüvermiştim. O. Pamuk Devamını Oku

  • former: Biçimlendirici şey veya kimse. Evvelki, önceki Devamını Oku

  • züğürt bezirgn eski defterleri karıştırır: 1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar. Devamını Oku

  • müflis bezirgn eski defterleri karıştırır: 1) tüccar züğürtleyince, belki bir kimsede alacağım kalmıştır diye eski defterlerini gözden geçirir; 2) vaktiyle önemli işler yapmış olanlar, düşkünlüklerinde eski durumlarını anarak, anlatarak avunmaya çalışırlar. Devamını Oku

  • eski göz ağrısı: Eski sevgili, ilk göz ağrısı Örnek: Niye buraya bu kadar kılıksız, üstelik de bir karış sakallı geldim. Bak eski göz ağrılarına rastlayacakmışız. H. Taner Devamını Oku

  • kimliğin belirlenmesi: Bir kimseyi, öteki kişilerden ayıran kimliğinin belli başlılarının ortaya konması. Devamını Oku

  • unlearn: (learned veya learnt) öğrendiğini unutmak Aksini öğrenmek. Devamını Oku

  • eski püskü: Çok eski, iyice eski Örnek: Eski püskü paketin içinde ne olduğunu anladınız, değil mi? O. C. Kaygılı Devamını Oku

  • nitroselüloz: Eşmesini sağlamak. Atı hızlı sürmek, koşturmak Örnek: Kimine at vermiş eştirir gezer / Kimine aşk vermiş coşturur gezer. Âşık Veysel Kâğıt yapımında kullanılan, pamuk veya odun hamuru biçimindeki selüloz üzerine nitrik ve sülfürik Devamını Oku

  • unchange: DeğŸIşŸTirmemek, değŸişŸmemek, geriye doğŸru değŸişŸmek, önceki duruma dönmek, önceki duruma geri getirmek Devamını Oku

  • sabık: Geçen, önceki, eski Örnek: Yorucu çalışmalar sonunda sabık bakanların ne derece hüner sahibi olduklarını tespit etmiştir. A. İlhan Geçmiş. Önceki. (Osmanlıca’da yazılışı: sâbık(a)) Devamını Oku

  • eski: Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı Örnek: Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden? N. Ataç Önceki, sabık Örnek: Anlatışına bakılırsa, eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş. H. Taner Geçerli olmayan Örnek: Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir. R. N. Güntekin Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Devamını Oku

  • eski antik komedya: İö 486 da ortaya çıkan eski komedya Diyonizos adına düzenlenen şenliklerde filizlenmiştir. Eski komedyanın kaynağı, ocak ayındaki Lenaya Şenliği’ndeki fallik ezgilerdir. En belirgin Özelliği karikatür kişiler ve grotesk giysilerle taşlamayı getirmesidir. Eski komedyanın en büyük yazarı Aristofanes’tir. Devamını Oku

  • b noz: Yun. Pamuk işçilerinde görünen, pamuk tozlarının sebebiyet verdiği bir akciğer hastalığı. Devamını Oku

  • ilgeçli tümleç birliği: İlgeçli tümleçle birlikte kullanılan sözcüklerin tümü: Bu korular eski hatıralara dalmak, eski günleri ve eski simaları düşünmek için yetiştirilmişe benzer; Mektepte okutulan derslerden hatırımda kaldığına göre Eskişehir, Hüdavendigâr vilâyetine bağlı bir kaza idi; Bu bana bir zindana kapatılmak kadar ağır geldi vb. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar